HTSPOR
Kaptan Arda Turan’ın yükünü hafifletmek için sorumluluk alan oyuncu arayan Cimbom, Marsilya ve Sunderland’de kaptanlık yapan Lorik Cana’yı transfer ederek tam isabet sağlamış görünüyor. 27 yaşındaki yıldız, “Sahadaki savaşçı yapım, ülkemizde tarihsel anlamda yaşananlardan kaynaklanıyor olabilir. Kendimi Arnavutluk’un bir elçisi gibi görüyorum. Her zaman lider bir yapım var. Takımın içinde lider olmak bana büyük haz veriyor. G.Saray formasıyla da bunu kesinlikle yapacağım. Eğer burada da bir savaşa gidiliyorsa, ilk başta ben gideceğim” dedi.
Ali Sami Yen’le kaderimiz birlesti
G.Saray’ın İstanbul’a getirdiği Lorik Cana, “Ali Sami Yen’in babası, Arnavutluk için çok önemli bir insandı. Amcasının sözünü de koluma dövme yaptırdım. Kader bizi burada birleştirdi” dedi.
Cimbom, ilk yabancısı Lorik Cana’yı, geçen yıllardaki transferlerin aksine sessiz sedasız İstanbul’a getirdi. Florya’yı gezen Cana, UEFA Kupası’nın zafer fotoğrafını ve yeni formasını inceledi. Formanın içindeki Ali Sami Yen yazısını görünce “Onu tanıyorum” diyen Cana, GS TV’deki röportajında Yen’in de Arnavut olduğunu belirtip şu ilginç açıklamaları yaptı: “Ali Sami Yen’in babası
(Şemsettin Sami), Arnavutluk için çok önemli bir insandı. Kulübün öğrencilerle kuruluş öyküsünü biliyorum. Bu tabii ki kader ve bu şekilde bizi birleştirdi. Daha önce de Ali Sami Yen’den dolayı G.Saray’a büyük sempatim vardı. Sol kolumun üzerindeki dövmenin ayrı bir önemi var. Burada, Ali Sami Yen’in amcasının yaptığı açıklama yazılı. Arnavutluk’un ne kadar kendisine gurur verdiğini ve
ülkeye bağlılığını gösteriyor.” Ali Sami Yen’in babası Şemsettin Sami, Arnavut milliyetçiliğinin idollerinden biriydi. Amca Naimde Arnavut milli şiirinin kurucusu olarak kabul ediliyor.
‘TARAFTAR ÇOK TUTKULU’
Çok mutlu olduğunun altını çizen Cana, “İstanbul’a yabancı değilim. Marsilya’dayken Şampiyonlar Ligi için gelmiştim. Arnavutluk formasıyla da milli maç oynamıştım. Bir an önce antrenmanlara başlamak, taraftarımızın önüne çıkmak istiyorum. Arnavutluk’un İstanbul’a yakın oluşu da tercihimde etkendi. Ancak G.Saray’ın çok büyük, köklü bir tarihe sahip oluşu, sürekli şampiyonluğa oynaması, tutkulu taraftarı, Avrupa’daki başarısı beni fazlasıyla çekti” ifadesini kullandı.
‘SAVAŞA İLK BEN GİDERİM’
Sahada agresif futboluyla dikkat çeken Cana, “Tabii ki futbolcu olarak savaşçı yapım, ülkemde tarihsel anlamda yaşananlardan kaynaklanıyor olabilir. Ülkemdeki herkesin beni izlediğini biliyorum. Onlara karşı bir sorumluluğum var. Kendimi Arnavutluk’un bir elçisi gibi görüyorum. Bu misyonu hep devam ettireceğim” diye konuştu. Özgüveni oldukça yüksek olan Arnavut önlibero, “Benim her zaman lider bir yapım var. Lider olmak bana büyük bir haz veriyor. G.Saray formasıyla da bunu yapacağım. Eğer bir savaşa gidiliyorsa, ilk başta ben gideceğim. Galatasaray’da da bu lider yapımı devam ettireceğim. Taraftarın da bizimle gurur duymasını sağlamak için elimden geleni yapacağım” dedi. Kaptanlık yaptığı Sunderland’den ayrılmanın kolay olmadığını vurgulayan Arnavut yıldız, sözlerine şöyle devam etti: Ama G.Saray gibi büyük bir camiadan teklif alınca çok fazla düşünmüyorsunuz. İngiltere Ligi’ne baktığınızda birçok yıldız futbolcu oynuyor. Ama Türkiye Ligi de hiç küçümsenecek bir lig değil. İlk olarak ay başında teklif almıştım. Transfer çok hızlı gelişti. Galatasaray’da forma giyeceğimden dolayı inanılmaz gururluyum.
SANKİ KAPTAN OLARAK DOĞMUŞ
Sunderland taraftarının satılması konusunda yönetime tepkili olduğu hatırlatılan Cana, bu konuda ve İngiltere’ye gelir gelmez kaptan seçilmesiyle ilgili şu açıklamayı yaptı: Marsilya’dan geldiğimde, İngiltere’de ilk gerçekleşip kaptan yapıldım. İyi İngilizce konuşmamın da katkısı olabilir. Kaptan olmak için kulübün kimliğini taşımanız gerek. Elçi gibisiniz. Örnek olmanız gerekiyor. Bunlar kişisel özelliklerimde var. Bu özelliklerim burada da devam edecek.
CANA'YA GÖRE FUTBOL STİLİ
“Mental olarak çok güçlüyüm. Saha içinde ve dışında hep takımıma, arkadaşlarıma ve kulübüme hizmet etmeyi düşünürüm. Sert ve hızlı oynamayı seviyorum. Her zaman en iyisini yapmaya çalışırım. Tutkuyla oynar, yüzde 100’ümü vermeye çalışırım. Oyun karakterim topa karşı sert olmak. Önlibero pozisyonu çok önemli. Takımı organize etmek gerekiyor. Elimden geleni yaparak en iyi şekilde bu karakterimi yansıtmaya çalışacağım.”
UNICEF’İN ARNAVUTLUK ELÇİSİ
Sarı-Kırmızılılar’ın yeni transferi Lorik Cana, sosyal sorumluluk projeleriyle de tanınan bir isim. Cana, “UNICEF’in Arnavutluk’taki elçisiyim. Aynı zamanda Kosova’da Birleşmiş Milletler’in geliştirme programında da yer aldım ve destek verdim. Bu tip şeyleri seviyorum. Özellikle çocuklara yardım etmek beni çok mutlu ediyor. Bu, mükemmel bir duygu” açıklamasını yaptı.
Kaynak:Habertürk
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder