29 Mayıs 2010 Cumartesi

Heyooooo Fransa kazandı (!)

Adam almış eline bir tabela gururla elinde tutuyor.
Tersini bir çeviriyor tabelanın üstünde Fransa yazıyor.
Heyooooo Fransa kanzandı (!)
Koskoca UEFA başkanısın be adam.
Ayıp… Yazık… Günah…
Yüzünde pişkin bir ifade.
Ve etrafındakilerin hepsi oyunun bir parçası olmuşlar.


Yazı için tıklayınız...


Kaynak:Habertürk

3 büyükler ister, Bursa alır!

İddiaya göre, Teknik Direktör Ertuğrul Sağlam'ın raporu doğrultusunda gelecek sezonla ilgili transfer çalışmalarını sürdüren Bursaspor yönetimi, Arjantin Milli Takımı'nda 64 kez forma giyen Riquelme ile menajeri aracılığıyla temasa geçti.

Yapılan görüşmede Arjantinli yıldızın gelecek sezon Şampiyonlar Ligi'nde ön eleme oynamadan mücadele edecek olan Bursaspor'un teklifini kabul ettiği ve kendisini yeşil-beyazlı renklere bağlayan sözleşmeyi imzalamak için 1-2 gün içinde Bursa'ya geleceği öne sürüldü.

Riquelme'nin transferinde Bursaspor'in bir diğer Arjantinli futbolcu Batalla'nın önemli rol oynadığı gelen bilgiler arasında.



Kaynak:Habertürk

F.Bahçe'nin bankalara borcu ne kadar?

Fenerbahçe Burnu'ndaki Faruk Ilgaz Tesisleri'nde gerçekleştirilen ve Aziz Yıldırım başkanlığındaki yönetim kurulunun da hazır bulunduğu toplantıya katılım yüksek oldu.

Kongre başkanlığına Talat Yılmaz'ın seçilmesinin ardından başlayan mali genel kurulda, yönetim kurulu faaliyet raporu üyelere gönderilen kitapta yer aldığı için oylamaya sunularak okunmadan geçildi.

Denetleme Kurulu Üyesi Cengiz Oral okuduğu faaliyet raporunda, kulübün döviz üzerinden borçlanılan ve 31.12.2009 Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası döviz alış kuru ile değerlenmiş olanlar ile lira olarak alınanlar dahil, toplam 134 milyon 332 bin 442 lira 65 kuruş banka borcunun bulunduğu belirtti.

Vadesi gelmemiş borç senetlerinin 4 milyon 205 bin 812 lira 24 kuruş olduğu ifade edilen raporda, bilançonun pasifinde yer alan 72 milyon 391 bin 77 lira 69 kuruşun uzun vadeli borçlar içerisinde, 12 milyon 206 bin 767 lira 10 kuruşun şahıs borçları olduğu kaydedildi.

Oral, 310 milyon lira olan 2009 yılı bütçesinde gelir ve giderlerde bütçe aşımı olmadığını belirtip, bütçenin tüzüğe uygun olarak gerçekleştirildiğini kaydederek, ''Yönetim kurulunun faaliyet ve hesaplarından dolayı ibra edilmesi yönündeki önerimizi genel kurulumuzun takdirlerine arz ederiz'' dedi.

2009 yılı bilançosunun gelirler hanesinin 274 milyon 9 bin 598 lira 32 kuruş, giderler hanesinin de 277 milyon 581 bin 755 lira 29 kuruş olarak gerçekleştiği bildirildi.

Bu arada Oral, maddi duran varlıklarda bir önceki yıla göre, 125 milyon 760 bin 651 lira 54 kuruşun yeniden değerlemeden, 17 milyon 100 bin 431 lira 4 kuruşun yapılan yatırımlardan olmak üzere toplam 142 milyon 861 bin 82 lira 58 kuruş artış olduğunu belirtti.

YOĞUN GÜVENLİK
Yoğun güvenlik önlemi alınan genel kurul toplantısında, tesislerin içinde ve dışında çok sayıda özel güvenlik elemanı bulunduruldu. Televizyonlara canlı yayın yaptırılmayan toplantıda, salonda bulunan basın mensuplarının çalışma alanına da sınırlamalar getirildi.



Kaynak:Habertürk

Aziz Yıldırım HABERTURK'e anlattı!

Dün gazetemde “Fenerbahçe kongre üyesi olsam yönetime ne sorardım?” başlıklı bir yazı yazdım. Bunun üzerine başkan Aziz Yıldırım arayıp
bugünkü kongrede neler isteyeceğini ve kulübün mali yapısıyla ilgili bilgiler verdi. Başkan, kongre üyelerinden borçlanma yetkisi istemeyeceğini, borç istemediğini, sadece yapacağı tesis yatırımları için bir nevi çalışma izni isteyeceklerini ifade etti. Lafı uzatmayalım; Aziz Yıldırım’ın anlattıklarını sıralayalım:

* Kongre üyelerinden borç istemeyeceğiz. Elimizde yapmamız gereken tesis yatırımları var. Bunları ne yönde yapacağımıza dair 1-2 alternatif çıkarıp tekrar onların karşısına çıkmak istiyoruz. Örneğin stadın arkasındaki Kenan Evren Lisesi’nin mülkünü aldık. Buraya alışveriş merkezi yapmayı planlıyoruz. Kongre üyelerine “Bize buranın alışveriş merkezi yapılması için çalışma yetkisi verin” diyeceğiz. Sonra da 2-3 ay sonra yeniden karşılarına çıkıp “Bu alışveriş merkezini kendimiz yaparsak maliyeti şu kadar, yapişlet-devret modeli ile yaparsak şu kadar, siz ne derseniz onu yapalım” diyerek, son kararı yine kongre üyelerinin vermesini isteyeceğiz.

* İkinci isteyeceğimiz şey, üniversite için varlık devri yetkisi. Fenerbahçe Üniversitesi kuruyoruz.  Milli Eğitim Bakanlığı’nın kurallarına göre üniversite kuracak vakıf 15 milyon TL’lik varlık istiyor. “Bize bu vakfa 15 milyon TL aktarma izni veriyor musunuz?” diye soracağız.

* “Düzce Kaynaşlı’daki tesis için 7.5 trilyon ayırdık. Bunu harcama yetkisi veriyor musunuz?” diye soracağız.

* Ataşehir’deki salon projemizi ne şekilde yapacağımıza dair planlarımızı anlatmak için yetki isteyeceğiz.

* Şile yolunda Sazakçeşme mevkiinde 500-600 dönümlük bir araziyi kulübe kattık. Burayı uzun vadede 1500 dönüme çıkarma durumumuz var. Tüm tesisleri ve belki ileride üniversiteyi buraya taşımak istiyoruz. Bu arsa tahsisini anlatacağız.

* Gayrimenkul yatırımlarının yapılması için yetki isteyeceğiz. “Kulübe bir gayrimenkul kazandırmak için yönetime yetki verir misiniz?” diye soracağız.

* Sonuçta biz projeleri yaparız, yine kongreye sorarız. Kongre üyeleri “Şu yatırımı yapmayalım” derlerse, o projeyi de yapmayız.

* * *

Aziz Yıldırım mali kongrede üyelere soracaklarını böyle anlattıktan sonra, bilançonun belli rakamlarını ifade etmeye geçti. Hedefinde “1.5 trilyon para harcadı, 4 şampiyonluk kazandırdı” diyen Melih Gökçek vardı elbette. Başkan Gökçek’in rakamını doğruladı ve şunları
söyledi:

* Evet benim 12 yıllık yönetim dönemim boyunca 1.424 trilyon harcadık.

* Ancak aynı dönemde 1.353 trilyon da gelir getirdik.

* Aradaki 85-90 trilyonluk fark banka borcudur. Geçen yıl 84 milyon dolar banka borcumuz vardı, bu yıl 85 milyon dolara çıktı. Bu 1 milyon dolarlık artış da kur farkından.

* Her yıl bu 85 milyon dolarlık borcun yüzde 10’u kadar faiz ödüyoruz ki o da yüzde 6 ila 8.5 milyon dolar arasındadır. Bu rakamları açıkladıktan sonra bombayı patlattı:

* Biz göreve geldiğimizde doğru dürüst malı olmayan kulübün bugün ortalama piyasa değeri ile tam 271 trilyonluk malı var.

* Stat 80 küsur milyon dolara mâl oldu. Sadece Ankara’daki tesisler 15 milyon dolarlık maliyettir. Diyorlar ki: “Bu tesislerin kulübe ne getirisi var?” Bir kere stadın geliri biz geldiğimizde 3 milyon dolardı şimdi 38 milyon dolar. Ankara’daki tesislerin bir getirisi
yokmuş gibi görünüyor. Ama kulübün gayrimenkulü var. Bunlar yoktu.

* Bu tesisler parasızyapılamayacağına göre 1.424 trilyonluk giderin bir anlamı var. Üstelik yapılan tesisler ve diğer gelir kalemleriyle 1.353 trilyonluk gelir getirmişiz. Herkes zannediyor ki bu parayı sadece futbol takımına harcadık.

* Fenerbahçe Ülker ve Fenerbahçe Acıbadem dışındaki tüm amatör branşlara yılda 20 trilyon para ayırıyoruz. Bunu 12 yılla çarparsanız zaten sadece hiçbir getirisi olmayan bu branşlar için ne kadar yekun harcadığımız çıkar ortaya. Ne yapalım, bu branşları kapatalım mı?

* Bugün Fenerbahçe sadece profesyonel değil, amatör ve altyapı nezdinde de 80 dalda şampiyonluğa oynuyor.

‘TRANSFERDE GECİKMEYİZ’
Başkan yine amatör branşlardaki başarıyı anlatınca, “Siz de biliyorsunuz ki Türkiye’de kadın voleybol takımı şampiyon olduğu için kimse sokağa çıkıp kutlama yapmıyor” dedim. Yanıtı “5 yıl içinde o noktaya geleceğiz” oldu. Futbol takımının iyi bir kadro olduğu konusunda tartıştık. Benim elde iyi bir kadro olmadığı, kapasitenin 61 ila 74 puan arasında toplanmasına izin verebileceği, takımın daha da geliştirilmeye muhtaç olduğu fikrim karşısında, “En iyi takım bizimkisi. Beşiktaş ve Galatasaray’a 10 puan fark attık, Bursa’yı hesaba atmadık” dedi. Takıma katkı ve transferler konusunda geç kalınıp kalınmadığı hakkındaki endişeleri hatırlattığımda ise yanıtı “Kimse merak etmesin. Çalışmalarımızı yapıyoruz. Temmuz ortasında takımın neredeyse tamamı belli olmuş olur” şeklinde oldu. Başkanın anlattıkları bunlar. Mali kongre kulübe hayırlı olsun.


Kaynak:Habertürk

Yıldırım: 1.5 trilyon harcadık ama 1.4 trilyon da kazandırdık!

Dün gazetemde “Fenerbahçe kongre üyesi olsam yönetime ne sorardım?” başlıklı bir yazı yazdım. Bunun üzerine başkan Aziz Yıldırım arayıp
bugünkü kongrede neler isteyeceğini ve kulübün mali yapısıyla ilgili bilgiler verdi. Başkan, kongre üyelerinden borçlanma yetkisi istemeyeceğini, borç istemediğini, sadece yapacağı tesis yatırımları için bir nevi çalışma izni isteyeceklerini ifade etti. Lafı uzatmayalım; Aziz Yıldırım’ın anlattıklarını sıralayalım:

* Kongre üyelerinden borç istemeyeceğiz. Elimizde yapmamız gereken tesis yatırımları var. Bunları ne yönde yapacağımıza dair 1-2 alternatif çıkarıp tekrar onların karşısına çıkmak istiyoruz. Örneğin stadın arkasındaki Kenan Evren Lisesi’nin mülkünü aldık. Buraya alışveriş merkezi yapmayı planlıyoruz. Kongre üyelerine “Bize buranın alışveriş merkezi yapılması için çalışma yetkisi verin” diyeceğiz. Sonra da 2-3 ay sonra yeniden karşılarına çıkıp “Bu alışveriş merkezini kendimiz yaparsak maliyeti şu kadar, yapişlet-devret modeli ile yaparsak şu kadar, siz ne derseniz onu yapalım” diyerek, son kararı yine kongre üyelerinin vermesini isteyeceğiz.

* İkinci isteyeceğimiz şey, üniversite için varlık devri yetkisi. Fenerbahçe Üniversitesi kuruyoruz.  Milli Eğitim Bakanlığı’nın kurallarına göre üniversite kuracak vakıf 15 milyon TL’lik varlık istiyor. “Bize bu vakfa 15 milyon TL aktarma izni veriyor musunuz?” diye soracağız.

* “Düzce Kaynaşlı’daki tesis için 7.5 trilyon ayırdık. Bunu harcama yetkisi veriyor musunuz?” diye soracağız.

* Ataşehir’deki salon projemizi ne şekilde yapacağımıza dair planlarımızı anlatmak için yetki isteyeceğiz.

* Şile yolunda Sazakçeşme mevkiinde 500-600 dönümlük bir araziyi kulübe kattık. Burayı uzun vadede 1500 dönüme çıkarma durumumuz var. Tüm tesisleri ve belki ileride üniversiteyi buraya taşımak istiyoruz. Bu arsa tahsisini anlatacağız.

* Gayrimenkul yatırımlarının yapılması için yetki isteyeceğiz. “Kulübe bir gayrimenkul kazandırmak için yönetime yetki verir misiniz?” diye soracağız.

* Sonuçta biz projeleri yaparız, yine kongreye sorarız. Kongre üyeleri “Şu yatırımı yapmayalım” derlerse, o projeyi de yapmayız.

* * *

Aziz Yıldırım mali kongrede üyelere soracaklarını böyle anlattıktan sonra, bilançonun belli rakamlarını ifade etmeye geçti. Hedefinde “1.5 trilyon para harcadı, 4 şampiyonluk kazandırdı” diyen Melih Gökçek vardı elbette. Başkan Gökçek’in rakamını doğruladı ve şunları
söyledi:

* Evet benim 12 yıllık yönetim dönemim boyunca 1.424 trilyon harcadık.

* Ancak aynı dönemde 1.353 trilyon da gelir getirdik.

* Aradaki 85-90 trilyonluk fark banka borcudur. Geçen yıl 84 milyon dolar banka borcumuz vardı, bu yıl 85 milyon dolara çıktı. Bu 1 milyon dolarlık artış da kur farkından.

* Her yıl bu 85 milyon dolarlık borcun yüzde 10’u kadar faiz ödüyoruz ki o da yüzde 6 ila 8.5 milyon dolar arasındadır. Bu rakamları açıkladıktan sonra bombayı patlattı:

* Biz göreve geldiğimizde doğru dürüst malı olmayan kulübün bugün ortalama piyasa değeri ile tam 271 trilyonluk malı var.

* Stat 80 küsur milyon dolara mâl oldu. Sadece Ankara’daki tesisler 15 milyon dolarlık maliyettir. Diyorlar ki: “Bu tesislerin kulübe ne getirisi var?” Bir kere stadın geliri biz geldiğimizde 3 milyon dolardı şimdi 38 milyon dolar. Ankara’daki tesislerin bir getirisi
yokmuş gibi görünüyor. Ama kulübün gayrimenkulü var. Bunlar yoktu.

* Bu tesisler parasızyapılamayacağına göre 1.424 trilyonluk giderin bir anlamı var. Üstelik yapılan tesisler ve diğer gelir kalemleriyle 1.353 trilyonluk gelir getirmişiz. Herkes zannediyor ki bu parayı sadece futbol takımına harcadık.

* Fenerbahçe Ülker ve Fenerbahçe Acıbadem dışındaki tüm amatör branşlara yılda 20 trilyon para ayırıyoruz. Bunu 12 yılla çarparsanız zaten sadece hiçbir getirisi olmayan bu branşlar için ne kadar yekun harcadığımız çıkar ortaya. Ne yapalım, bu branşları kapatalım mı?

* Bugün Fenerbahçe sadece profesyonel değil, amatör ve altyapı nezdinde de 80 dalda şampiyonluğa oynuyor.

‘TRANSFERDE GECİKMEYİZ’
Başkan yine amatör branşlardaki başarıyı anlatınca, “Siz de biliyorsunuz ki Türkiye’de kadın voleybol takımı şampiyon olduğu için kimse sokağa çıkıp kutlama yapmıyor” dedim. Yanıtı “5 yıl içinde o noktaya geleceğiz” oldu. Futbol takımının iyi bir kadro olduğu konusunda tartıştık. Benim elde iyi bir kadro olmadığı, kapasitenin 61 ila 74 puan arasında toplanmasına izin verebileceği, takımın daha da geliştirilmeye muhtaç olduğu fikrim karşısında, “En iyi takım bizimkisi. Beşiktaş ve Galatasaray’a 10 puan fark attık, Bursa’yı hesaba atmadık” dedi. Takıma katkı ve transferler konusunda geç kalınıp kalınmadığı hakkındaki endişeleri hatırlattığımda ise yanıtı “Kimse merak etmesin. Çalışmalarımızı yapıyoruz. Temmuz ortasında takımın neredeyse tamamı belli olmuş olur” şeklinde oldu. Başkanın anlattıkları bunlar. Mali kongre kulübe hayırlı olsun.


Kaynak:Habertürk

Başka iş yapsınlar!

UEFA Yönetim Kurulu'nun kararıyla ilgili olarak Ali Şen, devletin verdiği büyük garantiye rağmen ev sahipliğinin kazanılamamasını, federasyonun lobicilik faaliyetlerindeki eksikliğine bağladı.

Cumhuriyet tarihinin hiçbir döneminde hükümetin bir futbol turnuvası için bir milyar dolar garanti vermediğini kaydeden Şen, ''Başbakan Recep Tayyip Erdoğan bu garantiyi verdi, ancak beceriksiz insanların elinde bir milyar değil 100 milyar dolar olsa da bir işe yaramıyor. Lobiciliğin ne olduğu bilinmeden görev yapılmaz. Bütün ülke üzüntü içinde. Bu arkadaşlar bulundukları görevi bugün bırakıp başka iş yapsınlar'' dedi.


Kaynak:Habertürk

Cavcav'dan Aziz Yıldırım'a!

Gençlerbirliği Kulübü Başkanı İlhan Cavcav, ligde korkulu rüyalar yaşamamak için bu sene kesenin ağzını açacaklarını, transferi daha iyi yapma çabası ve gayreti içerisinde olacaklarını söyledi.

İlhan Cavcav, 32 yıldır başkanlık yapan bir futbol adamı olarak, son yıllarda yaşadıkları sıkıntıların kendisini rahatsız ettiğini belirterek, ''Bu itibarla bu sene kesenin de ağzını açarak, transferimizi daha iyi yapma çabası ve gayreti içerisindeyiz. Türkiye'de özellikle büyük takımların parasal değerleri çok büyük oyuncular almaları karşısında, bizimki ne kadar transfer yaparsak yapalım, mutlaka amatörce bir gayret ve çaba olacaktır'' diye konuştu.

SAĞLAM'DAN, ANADOLU'YA ŞAMPİYONLUK HEDİYESİ
Cavcav, Bursaspor'un amatör ruhla şampiyonluğa ulaşmasının diğer takımlar için çok önemli bir etken olduğunu ifade ederek, ''Anadolu'nun ufkunu açan Bursaspor'u takdir ediyorum. Ertuğrul Sağlam'ın Anadolu'ya böyle bir şampiyonluk hediye etmesi, Anadolu takımlarının önünü açmıştır. Bu feyzle Gençlerbirliği'nin bu sene üst sıralarda derece girmesini arzu ediyorum'' dedi.

BÜLENT UYGUN'A ÖVGÜ
Thomas Doll ile 2 yıllık sözleşme yenilediklerini hatırlatan Cavcav, şöyle konuştu:

''Bu şekilde tabii ki çok takdir ettiğim Bülent Uygun'u almamız mümkün değil. Ancak Gaziantepspor'a bakıyorum, Bülent hocayla anlaşıp, mukaveleyi bilahare feshetmesi enteresan bir olay. Benim arzum, Bülent Uygun gibi bir hocanın ligdeki herhangi bir takımın başında olması.''

HİDDİNK'E ONAY YOK
Milli takımın başına teknik direktör olarak getirilen Guus Hiddink'i onaylamadığını vurgulayan Cavcav, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Türk antrenörler arasında Ersun Yanal, Fatih Terim, Samet hoca, Bülent uygun, Ertuğrul Sağlam, Yılmaz Vural gibi çok değerli arkadaşlarımız var. Bu durumda Hiddink'in milli takımın başına gelmesini şahsen doğru bulmuyorum. Bana göre milli takımımız tanıyan Türk antrenörlere teslim edilmesi daha doğru olurdu. Bunların başında da birinci sırada Ersun Yanal'ı düşünürdüm. Çünkü, bu arkadaşlarımız Türk futbolunu, Türk futbolcusunu, karakterini çok daha iyi bilen kişiler. Ama buna rağmen futbol federasyonumuzun aldığı karara da saygı göstermemiz gerekiyor. İnşallah Hiddink milli takımımız için hayırlı ve başarılı olur diye temenni ediyorum.''

AZİZ YILDIRIM VE KADER
Kırmızı-Siyahlı Ekibin Başkanı İlhan Cavcav, Aziz Yıldırım'ın şampiyonluğu kaybetmesinin ardından bir takım suçlamalarda bulunmasının yanlış olduğuna da değinerek, ''Aziz bey heyecanlı, genç ve çok dinamik bir kardeşimiz. Kulüpler birliğimizin de başkanı. Ancak Aziz beyin başkasını suçlayarak, (biz şampiyonluğu kaybettik) demesi doğru değil. İnsanların kaderine razı olması lazım. Bu konuda Aziz beyin söylediklerinin gayri ihtiyari ağzından çıktığını, bu sözleri istemeyerek söylediğini tahmin ediyorum. Aziz bey önce kendi takımı içerisindeki futbolcularla konuşması, görüşmesi lazım. Trabzonspor maçında Fenerbahçe neredeyse tek kale oynadı, ama Guiza ve Alex birçok gol kaçırdı. Ben kendimi Fenerbahçe kulübü başkanının yerine koyuyorum, Allah kimsenin başına böyle bir şey vermesin. Son maça gelmişsin 1 puan öndesin ve şampiyonluğu 1 puanla kaybediyorsun'' diye konuştu.

Cavcav, önümüzdeki sezon Türkiye'yi UEFA Avrupa Şampiyonlar Ligi'nde temsil edecek Bursaspor ve Fenerbahçe'nin finalde eşleşmelerini de canı gönülden istediğini söyledi.

İlhan Cavcav, kulüpler birliği bünyesinde bir komisyon kurulduğunu ve kendisin de bu komisyonun başkanı olduğunu belirterek, sözlerini şöyle tamamladı:

''Komisyonda Fenerbahçe'den Şekip Mosturoğlu, Galatasaray'dan Adnan Sezgin ve Beşiktaş'tan da Sinan Vardar yer alıyor. Biz futbol federasyonuna bir program hazırlıyoruz, bazı statülerde yapılacak değişikliklerle ilgili. Bunların başında özellikle benim üzerinde durduğum, bir seyircinin taşkınlık yapması, sahaya girmesi veya taş atıp sporcuyu yaralamasının kulüple hiçbir ilgisinin olduğu kanaatinde değilim. Bu nedenle seyircisiz oynama cezasının da verilmesini doğru bulmuyorum. Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş gibi büyük hasılat elde eden kulüplere 3-5 maç seyircisiz oynama cezası verilmesi, o takıma verilen en büyük cezadır. Bu cezaların kalkmasını özellikle yapılacak bir saha kapatma olayı olduğu zaman, o takımın kendi sahasında değil, deplasmanda her hangi bir takımın sahasında oynamasını, ama seyircili oynamasını istiyorum. Bunu da futbol federasyonuna öneri olarak götüreceğiz.''


Kaynak:Habertürk

Erzik'e büyük öfke!


Fransa’nın ev sahipliği için her yolu deneyen UEFA Başkanı Platini, üyelerle tek tek
tanıştırdığı Sarkozy’ye ‘asist’ yaptı. UEFA Asbaşkanı Erzik ise bu tabloyu sadece izledi.

Türkiye’nin EURO 2016 adaylık sürecinde en büyük ‘güvencelerinden’ biri, UEFA’nın


2 numaralı koltuğunda oturan Şenes Erzik’ti. UEFA Asbaşkanı Erzik’in Türkiye’nin bu organizasyonu alması için tüm gücünü kullanması bekleniyordu ama ‘güvenilen’ dağlara kar yağdı!


UEFA Başkanı Platini Fransa’nın EURO 2016’yı alması için gerek açıktan gerekse perde arkasından her yolu denerken Erzik’in ‘sönük’ kalması, Türkiye’ye büyük darbe vurdu. En çok dikkat çeken olay, Platini’nin Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy’nin salona girişi sırasında yaptığı hareket oldu. Fransa’nın sunumuna dakikalar kala salona giren Sarkozy, ayağa kalkan Platini tarafından oy kullanacak 13 üyeyle tanıştırıldı.


İCRAAT YOK, ELEŞTİRİ VAR
UEFA Başkanı’nın bu hareketi Gül için yapmaması oylamanın seyrine direkt etki ederken, bu tabloya müdahale etmesi gereken Erzik ‘şikayet’ etmekle yetindi! EURO 2016’nın Fransa’ya verilmesinin ardından açıklamalarda bulunan Erzik, Platini’yi eleştirirken, “Platini’nin Sarkozy’yi üyelerle tek tek tanıştırıp Gül için aynı davranışı göstermemesi normal değil. Her gelen cumhurbaşkanına bunu yapması gerekirdi. Oy verenlerin 2’si hariç hepsi AB üyesi. Bir sürü siyasi faktör var” ifadesini kullandı.


HALİL ÖZER: BİR GÜN ETLİYE SÜTLÜYE KARIŞ!
Gazete Haberturk Yayın Yönetmeni Halil Özer, direk 'Suçlu Erzik' dedi. Halil Özer'in bu yorumun gündeme damgasını vurdu, tartışma konusu oldu.


ÖZer, "Biz her şeyi yaptık ama bunu yapamadık. Yapma şansımız da fazla yoktu zaten. Platini tüm gücünü ve iktidarını kullandı. Peki ikinci başkan Şenez Erzik etkili olamaz mıydı? Böyle durumlarda eğer kimliğin Türkse ve böyle bir olay yaşanıyorsa ‘tarafsızlık’ filan kalmaz. Ama Erzik sürekli “Ben tarafsızım, müdahale etmem ayıp olur” sözleri ile seyirci kalmayı istedi. Eğer böyle bir günde Türkiye’ye faydası olmuyorsa söylenecek ne kalıyor geriye bilemiyorum. Hiç olmazsa bir gün etliye sütlüye karış" dedi.


Haber için tıklayınız...


TAHİR KIRAN: ERZİK EMEKLİ OLMALI!
Futbol Federasyonu ve Fenerbahçe Kulübü eski yöneticilerinden Tahir Kıran, tam anlamıyla Şenes Erzik'i topa tuttu: "Kesinlikle Şenes Erzik suçludur. Elinden geleni yapması gerekirdi, bu işi bitirmesi gerekirdi. Bundan sonra bence Şenes Erzik emekli olmalı. Artık kenara çekilmeli. Ama bu tarz insanlar kendi yerlerine adam yetiştirmezler. Alternatif yaratamazlar".


Haber için tıklayınız...

YEMEN EKŞİOĞLU: NE FAYDASINI GÖRDÜK!
Spor yazarı Yemen Ekşioğlu, "Oraya daha bir masaya yumruğunu vuran adam lazım. 20 yıldır orada, ne faydası oldu? 20 senedir Şenes Erzik’in ne faydasını gördük de, şimdi faydasını göreceğiz" dedi.


Haber için tıklayınız...


Kaynak:Habertürk

Küçük Napolyon!

HTSPOR


2016 yılında Avrupa Şampiyonası’nı Fransa’nın düzenleyeceğinin açıklandığı saatlerde, tüm kıta televizyon başına kilitlendi.


Alman televizyonları da haberi son dakika olarak izleyicileriyle paylaşırken, Almanlar’ın komşularıyla ilgili yaptığı yorumlar ilgi çekiciydi.


Bir Alman televizyonu, komşularının EURO 2016’yı düzenleyeceğinin açıklanmasının ardından “Küçük Napolyon Avrupa futbolunu ele geçirdi” yorumunu yaparak, UEFA Başkanı’nı bir dönem Avrupa’da hüküm süren Fransız imparator Napolyon Bonapart’a benzetti.


Kaynak:Habertürk

Erzik’e rağmen zafer sayılır!

TÜRKİYE, 2016 Avrupa Şampiyonası Finalleri’ne ev sahipliği yapma şansını tek bir oy farkla kaybetti.


Kazanan Fransa. UEFABaşkanı Platini’nin Fransa’sı. Fransa’ya karşı tek oyla kaybetmek bence başarı. Bu başarının arkasında Futbol Federasyonu var. Yaptığı işlerin çoğunu eleştirdiğim Türkiye Futbol Federasyonu.


Bu iş için aylardır büyük bir çaba gösterdiler. Herhalde birkaç yüz bin kilometre yol kat ettiler. Oy kullanacak bütün ülkelerin federasyonlarını ziyaret ettiler. Lobi yaptılar. Oylamada etkili olabilecek herkesi harekete geçirdiler. Öyle ki, bu sayede (bana gelen bilgiye göre) Kıbrıs Rum Kesimi’nin bile oyunu Türkiye lehine atmasını sağladılar. Paralarını, dostluklarını, ilişkilerini kullandılar. Herkesi harekete geçirdiler.


Ama Türk Futbol Federasyonu’nun harekete geçiremediği, Türkiye lehine lobi yapmasını sağlayamadığı tek bir kişi vardı.
Kimdi o biliyor musunuz?
Şenes Erzik.


UEFABaşkanı Michel Platini ile iyi geçinmek, Platini’yi kızdırmamak için Türkiye’nin bu konuda verdiği uğraşlara kayıtsız kaldı. Parmağını bile kıpırdatmadı. Çünkü UEFA’daki görevini sürdürmek için Türkiye’ye, Türk Futbol Federasyonu’na ihtiyacı yok.


Ama Michel Platini’ye ihtiyacı var.
O yüzden de Platini, Avrupa finallerini Fransa’ya kazandırmak için canhıraş bir şekilde çalışırken, Erzik Türkiye için hiçbir şey yapmadı.


Bunu bizim Futbol Federasyonu yöneticileri de biliyor, finalleri Türkiye’ye getirebilmek için büyük çaba sarf eden komitenin üyeleri de.


Ama nezaketlerinden dolayı söyleyemiyorlar.


Ancak bu Erzik’in, “tarafsızlık” adına Türkiye’ye yaptığı ilk haksızlık olmadığı için bunu haykırmak istiyorum.


Sakın yanlış anlamayın, Şenes Erzik’i yıllardır tanır, severim. Ama bu, Türkiye’ye karşı
yaptığı ayıbı söylememe engel değil.


Ülkesi için çalışmayacaksa, oradaki koltuğu işgal etmesinin bir alamı yok.
Artık bıraksın.
Belki yerine bir Türkiye sevdalısı gelir.


Kaynak:Habertürk