1 Şubat 2012 Çarşamba

'Yuvama dönüyorum'

İmzadan önce NTV Spor'a konuşan Necati Ateş, "Son 2 günde netleşti transferim. Bugün de bitti. 2 gün boyunca görüşmeler sürdü. Abdürrahim Ağabey (Albayrak) de çok ilgilendi. Çabuk olması gerekiyordu. Ben de menajerimden aldığım haberle İstanbul'a doğru yola çıktım. 2.5 yıl boyunca Antalyaspor'un ekmeğini yedim. Şehirde çok seviliyordum. Alacağımdan vazgeçmem önemli değil. Çünkü yuvama dönüyorum. Manevi duygular bazen maddiyattan önemlidir. Yuvama dönüp Galatasaray forması giymek benim için çok önemliydi. Tek isteğim Galatasaray'da başarılı olmak" dedi.


FATİH TERİM'E TEŞEKKÜR EDERİM
Fatih Terim'e teşekkür eden Necati, "Fatih hocamın bana olan ilgisi, alakası, beni çok istemesi transferimde her şeyin önüne geçti. Ona da çok teşekkür ediyorum. İnşallah hocamın güvenini sarsacak bir şey yapmam. Bu doğrultuda da başarılı olacağıma inanıyorum" ifadesini kullandı.


250 BİN EURO ÖDEYECEKLER
Medical Park Antalyaspor Kulübü, yaptığı resmi açıklamada, Necati Ateş için Galatasaray'dan 250 bin Euro alacağını açıkladı. Ayrıca sezon sonunda Aydın Yılmaz veya muadili bir futbolcu bedelsiz olarak Antalyaspor'a verilecek.


 


Kaynak:Habertürk

Nedim Türkmen istifa etti!

30 Ocak 2012 tarihli istifa dilekçesini Galatasaray Spor Kulübü Başkanlığı'na gönderen Başkan Türkmen şu ifadeleri kullandı:

“01.06.2009 tarihinde başkanlık koltuğuna oturduğum Orduspor Kulübü ile 29.05.2011 tarihinde Süper Lig’e yükselme sevincini yaşadık.

Sevincimizi ancak bir ay yaşayabildikten sonra, kendimizi hiç de ummadığımız bir futbol ikliminin ortasında bulduk. Aylardır Türkiye gündemini meşgul eden şike soruşturması karşısında, Orduspor Kulübü olarak 'Bu ligde yeniyiz, susalım, uyum sağlayalım' demedik. Bu güzel oyunun arınması, güzel olarak kalması adına, doğru bildiklerimizi, kendimizi içinde bulduğumuz düzenin inadına yüksek sesle dile getirdik. Bir 'Orduspor Kulübü duruşu' sergiledik. Temsil ettiğimiz kulübe, şehre ve o şehrin insanlarına yakışır bir biçimde sergilediğimiz bu duruşla, Anadolu kulüplerinin de Türk futbolunda söz sahibi olabileceğini, görüşlerini bağımsız bir biçimde dile getirebileceğini gösterdik.

Ancak bu süreç içerisinde, Orduspor Kulübü adına dile getirdiğimiz düşüncelerin içi, bir üyelik kullanılarak boşaltılmaya çalışıldı. Büyük olarak nitelenen kulüplerde kongre üyelikleri bulunan Anadolu kulüpleri başkanları, federasyon başkanları futbolun dününde ve bugününde gözler önünde dururken, Nedim Türkmen’in Galatasaray Kulübü kongre üyeliği, bazı çevrelerce kötü niyetli olarak kullanılarak gündemde tutulmuş ve Orduspor Kulübü’nün bağımsızlığına, her kulübe eşit mesafede olduğu gerçeğine ve büyük hedeflerine gölge düşürülmeye çalışılmıştır. Bunun yanında dört ay gibi kısa sürelik Süper Lig deneyimimiz, Anadolu Kulüplerinin başkanlarının, aynı kategorideki başka bir takımın üyesi olması durumunun sakıncalarının farkına varmamıza yetmiştir.

Bütün bu gerçekler ışığında, kulübüm Orduspor’un bu durumdan zarar görmemesi ve diğer Anadolu Kulüplerine de örnek teşkil etmesi açısından, Türkiye’de ve dünyada yüz binlerce taraftarı olan ve koyu bir taraftarı olduğum ORDUSPOR Kulübü Başkanı Nedim Türkmen olarak, Galatasaray kongre üyeliğimden istifa ediyorum. Gereğinin yapılmasını arz ederim."


Kaynak:Habertürk

Haluk Ulusoy konuştu!

Ayrıntılar birazdan...


Kaynak:Habertürk

Aydınlar'ın istifası bizi şoke etti

Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Mehmet Ali Aydınlar ile Başkanvekilleri Lutfi Arıboğan ve Göksel Gümüşdağ'ın istifaları sonrası Türk futbolunda harekeketli günler yaşanıyor.

Fenerbahçe Başkanvekili Nihat Özdemir, istifaları ilk kez CNBC-e yayınında değerlendirdi.

Özdemir şunları söyledi: "Ortaya çıkan son durum hem Fenerbahçe hem de Türk futbolu adına çok üzüntü verici. İstifa haberinden dolayı şoka girdik. Üzüntümüzü ağırlaştırdı. Fenerbahçe yönetimi olarak hata yapmadan bu süreçten nasıl çıkabileceğimizin hesabını yaptık. Dünkü olay çok düşündürücü. Nereye gideceği belli olmayan bir sürece girdik. İnşallah Türk futbolu bundan zarar görmez. Hepimiz hassasız. Bugün 14.00'te durum değerlendirmesi toplantısı yapacağız. Nasıl bir yol haritası izleyeceğimizin kararını vereceğiz.

Aydınlar'la bu konu hakkında görüşme imkanım olmadı. Bizim de bilgilerimiz medyaya yansıyanlarla kısıtlı. Biraz beklemekte fayda var. Kendisinden duyduktan sonra konuşmakta fayda var. Henüz olay çok taze.


SIFIRA YAKIN HATA YAPTIK
Fenerbahçe'nin haksızlığa uğradığına inanmıştık. Biz haklı olduğumuza inandığımız için büyük bir mücadele ortaya koyduk. Biz haklı çıkacağımıza inanıyoruz. Durum dün akşamdan itibaren bazı noktalar açıklığa kavuştu. Ama her şeyi görmeden konuşmak doğru olmaz.


Fenerbahçe'yi çok anonim olarak yönetmeye çalışıyoruz. Arkadaşlarıma danışmadan herhangi bir harekette bulunmamız doğru olmaz. Fenerbahçe'de biz çok az hata yaptık. Sıfıra yakın hata yaparak bu noktaya geldik."


Kaynak:Habertürk

Bundan neden haberim yok?

HTSPOR
CAS hakimi Kısmet Erkiner’in, HABERTÜRK TV’de UEFA’nın Spor Tahkim Mahkemesi’ne gönderdiği savunmadan okuduğu detaylar Mehmet Ali Aydınlar’ı başkanlıktan istifasına kadar götürdü. İşte olayın merak edilen perde arkası: Aydınlar, Erkiner’in “UEFA, CAS’a gönderdiği raporda ‘eğer TFF bana F.Bahçe’nin ihracı için yeterince bulgu yoktur, erkendir deseydi, ‘biz kendilerini oynatırdık’ diyor sözleri üzerine akşam Hukuk Kurulu Başkanı İlhan Helvacı’ya “Bu raporlar var mı, sabahleyin masamda görmek istiyorum” mesajı çekti. Sabah da raporları masasında görünce “Bundan neden benim haberim yok, nasıl bu raporları bana göstermezsiniz? UEFA’nın, CAS’a gönderdiği bu savunmanın ayrıntılarından neden benim bilgim yok” diyerek hesap sordu.


Yaşanan bu gelişmelerin ardından Aydınlar, resmi siteden yaptığı açıklamayla istifa etti.


Yine ‘yüzde 1’ kabusu hortlayınca...
F.Bahçe, Şampiyonlar Ligi’ne alınmamaları nedeniyle 4 Eylül 2011’de hem UEFA’ya hem de TFF’ye dava açıp CAS’a başvurmuştu. Daha sonra UEFA’nın CAS’a gönderdiği savunmalarda yer alan hukuk müşaviri Pierre Cornu’nun “Lutfi Arıboğan ve İlhan Helvacı bana F.Bahçe’nin yüzde 1 dahi şike yapmama ihtimali yok dediler” şeklindeki ifadesi ortalığı karıştırmıştı. F.Bahçe, TFF’yi topa tutmuş, Galatasaraylı olan başkanvekili Lutfi Arıboğan ve Başhukuk Müşaviri İlhan Helvacı’nın istifasını istemişti. Helvacı’nın başkanlığındaki Hukuk Kurulu’nun, CAS’taki raporda benzer ifadeleri bulunduğu için sümen altı ettiği ileri sürüldü.


ADAY OLACAK MI?
Aydınlar, 27 Şubat’ta Ankara’da yapılacak olan Olağanüstü Genel Kurul’da başkanlığa aday olmayacağını bildirdi. HABERTÜRK’e konuşan Aydınlar “Artık bu işte yokum. Çok üzüldüm ve yıprandım. Doğruluğunu öğrenince çok şaşırdım ve üzüldüm. Böyle bir ortama daha fazla tahammül edemem. Başkanlığa adaylığım söz konusu değil. Şu an vicdani olarak çok rahatım” dedi.


Kaynak:Habertürk

Yeni transfer geliyor!

İmzadan önce NTV Spor'a konuşan Necati Ateş, "Son 2 günde netleşti transferim. Bugün de bitti. 2 gün boyunhca görüşmeler sürdü. Abdürrahim Ağabey (Albayrak) de çok ilgilendi. Çabuk olması gerekiyordu. Ben de menajerimden aldığım haberle İstanbul'a doğru yola çıktım. 2.5 yıl boyunca Antalyaspor'un ekmeğini yedim. Şehirde çok seviliyordum. Alacağımdan vazgeçmem önemli değil. Yuvama dönüyorum. Manevi duygular bazen maddiyattan önemlidir. Yuvama dönüp Galatasaray forması giymek benim için çok önemliydi. Tek isteğim Galatasaray'da başarılı olmak" dedi.


FATİH TERİM'E TEŞEKKÜR ETTİ
Fatih Terim'e teşekkür eden Necati, "Fatih Hoca'nın beni çok istemesi gurur verici. Umarım onu mahcup etmem" ifadesini kullandı.


Kaynak:Habertürk

Başkanın haberi vardı!

HTSPOR
Aydınlar’ın “Devam” kararı aldıktan 1 gün sonra görevden ayrılması şaşkınlık yaratırken, gözlerin çevrildiği Hukuk Kurulu’ndan da ortaya ilginç bir iddia atıldı. Prof.Dr.İlhan Helvacı’nın başkanlık yaptığı, vekilliğini Ömer Bedük’ün yürüttüğü kurulda Ergin Akçay, Petek Akyüz Arslan da yer alıyor. 8 bölüm avukatının bulunduğu kuruldaki bir görevli, “Biz sayın başkana 6 Eylül ve 3 Kasım’da ulaşan belgeleri göstermiştik. Kendisi haberdardı. Ancak gösterdiği tepki nedeniyle bunu aktaramadık. Bir iletişim kopukluğu yaşandı” şeklinde bir açıklama yaptı. Bu durum kafaları daha da karıştırdı.


Ali Koç da hatırlatmıştı
F.Bahçe Asbaşkanı Ali Koç, 29 Kasım’daki basın toplantısında UEFA’nın cevap dilekçesi olarak sunduğu, Erkiner’in de üzerinde durduğu konulara değinmişti. Koç, “UEFA gönderdiği mektupta, TFF’nin Fenerbahçe’yi ihraç etmesini zorunlu kılmadığını, TFF dileseydi bu talebe karşı direnebileceğini söylüyor. Bir başka ifadeyle UEFA benim baskı yapmam senin bu kararı almanı, itaat etmeni gerektirmez diyor” demişti.


Kaynak:Habertürk

O belgeyi neden şimdi açıkladı?

Mehmet Ali Aydınlar'ın istifasını hayretle karşıladığını belirten Erkiner, belgeyi açıklamasındaki amacın kamuoyunu aydınlatmak olduğunu ancak bu sayede Mehmet Ali Aydınlar'ı da aydınlattığını söyledi.


 İŞTE KISMET ERKİNER'İN AÇIKLAMALARI -VİDEO-

İşte Kısmet Erkiner'in Habertürk TV'de yayınlanan Habertürk ÖZEL programına yaptığı açıklamalar:

Aydınlar'ın istifasını şaşkınlıkla karşılıyorum. Gerçekten bu konunun başkan tarafından bilinmemesi beni çok şaşırttı. İstifa kendi takdiridir, yorum yapamam. Kamuoyunu doğrular konusunda aydınlatmak isterken, Mehmet Ali Aydınlar'ı da aydınlattım. Bu bakımdan mutluyum, hiç değilse doğruları bilerek hareket etti.


Bundan sonraki süreçte neler yaşanabileceği ile ilgili de konuşan Erkiner, "Birtakım isimler havada uçuşmaya başladı. Gönlünde başkanlık yatan isimler kendilerini tanıtmaya başladı. Birtakım çevreler birtakım isimleri ortaya atmaya başladı. Bu konuda bir öngörüm yok ancak şu anda TFF'ye vekalet eden Hüsnü Güreli'yi çok iyi tanırım iyi bir avukattır. Yıllardır sporun içindedir. Beşiktaş'ın şirket açılımını yapan kişiydi. Şu anda TFF emin bir elde bulunuyor. Ama tabii ki vekaleten duruyor. Vekalet sınırlı bir süredir. Ancak adaylığa soyunur mu bilemiyorum" dedi.

ETİK KURULU DEĞİŞECEK
Federasyonun değişmesiyle birlikte Etik Kurulu'nun da değişecek olmasını da yorumlayan Erkiner, "Kurullar değişecek mi? Değişirse ne kadarı değişecek. Şu an bunu kimse bilemez. Başkanlık adayı olacak kişilerin de kadrolarını bir iki günde oluşturacağını sanmıyorum. Şu an için çıkmış ön rapor yok. Bir karar yok. Ama mevcut dökümanlar kullanılacaktır. Nihai kararlar yeni yönetimler tarafndan alınacaktır. Şu anda Etki Kurulu nihai kararını vermiş değil. Nihailik teşkil eden birtakım kişilerin tedbirli olarak Disiplin Kurulu'na gönderilmeleri. Sanıyorum tedbirleri gözden geçirilir o kadar" dedi.

BELGE NE ZAMAN ELİNE GEÇTİ?
Belgenin eline ne zaman geçtiğini hatırlamadığını söyleyen Erkiner, "Tarih veremeyeceğim, çünkü hatırlamyorum. Tabii ki bir takım olayları yakınen takip ediyorum. Ben bunu CAS hakemi olarak değil Spor Hukuku Enstitüsü Başkanı olarak ekibimle beraber takip ediyorum. Tarih hatırlamıyorum. Neden şimdi açıkladım. Bu sürecin başından beri duyurularımızda hep bilimsel olarak aydınlatmaya çalıştık. Daha önce Genel Kurul'a gitme kararı almıştı TFF ve ben bu kurul geçtikten sonra kamuoyunu bilgilendirmek istedim. Fırtınanın dinmesini bekledim. Genel Kurul'u etkilemek istemedim.


SAVUNMANIN OKUNMAMASINA YÖNELİK İDDİALAR
Federasyonun hukuk kurulunda bulunan 80 sayfalık savunmanın yeterince okunmadığına dair iddiaları da yorumlayan Erkiner, "Böyle bir durum varsa akla yatkın değil, çok vahimdir. O kurulun görevi bu raporları kelimesi kelimesine okumaktır. O zaman vahim bir şey olur. Fenerbahçe'nin de elinde bu savunmalar ve bu savunmalar rapor değil. UEFA'nın elinde de var savunmalar. Davacı Fenerbahçe olduğu için savunmalar iletilir" dedi.

UEFA'NIN "BİR AN ÖNCE KARAR ALIN" UYARISI
UEFA'nın şike davasıyla ilgili kararın bir an evvel alınmasını istemesi ile ilgili de konuşan Kısmet Erkiner, "Bunlar akşamdan sabaha verilecek kararlar değil. Bariz ertelemeler yapılırsa UEFA'yı tedirgin eder. CAS'taki dava 22 Mart'ta. Aralık'tan Mart'a gün alınmış şekilde. UEFA bu işin uyutulmaya çalışıldığını tespit ederse, reaksiyon gösterir. Bu kadar çok dökümanın incelenmesinin biraz zaman alacağını onlar da idrak etmeliler. UEFA "bana bir şeyler yaptığınızı ortaya koyun ama şunu yapın bunu yapın" demiyor. Kişiler hakkında karar verilirse onun otomatik sonucu kulüpler hakkındaki sonuçtur. Kişiler hakkında karar verip kulüpler hakkında kararı 6 ay sonra verirsen uygun olmaz.


FENERBAHÇE'NİN CAS'TAKİ DAVASI DÜŞER Mİ?
Fenerbahçe'nin CAS'taki davası neden düşsün? Davacı davasını geri çekerse dava düşer ama onun dışında bir takım süreçler var. Davayı düşürecek bir hukuki hata ya da hukuki boşluk var kanısında değilim. Tabii ki tahkim davaları kamu davaları değil ki otomatik olarak devam etsin. Şikayetçi olan davasından vazgeçerse dava düşer. Bunu Fenerbahçe'ye sormak lazım.

GALATASARAYLI OLMASI
"50 yıldır Galatasaraylıyım ama Ben her şeyden önce hukukçuyum. 1993'ten beri Galatasaray Divan üyesiyim. Galatasaray Lisesi mezunuyum. Ben fanatik kişiler gibi değilim. Benim için önce hukukçuluk gelir. Fenerli dostlarım, Beşiktaşlı dostlarım bunu duyunca hayret ediyorlar. Ben her şeyden önce hukukçuyum.


AYDINLAR ERKİNER'E TEŞEKKÜR ETTİ
Aydınlar'ın kendisine teşekkür etmesini de yorumlayan Erkiner, "Aslında ben başka bir yönden memnunum. Bu işin ilk başında enstitü olarak bazı açıklamalarda bulunduk. O zaman nedense Federasyon reaksiyon göstermişti. Bizim iyi niyetimizin anlaşılması anlaşılmamıştı. Bu şartlarda bizim iyi niyetimizin, sadece hukuka hizmet eden anlayışımızın görülmesi nedeniyle mutluyum. Biz sadece hukuka ve gerçeğe hizmet etmek için burdayız.


Kaynak:Habertürk

"Kulüple şahıslar ayrı tutulsun"

Adam öldürmedik, yüz kızartıcı suçum yok. Futboldan bahsediyoruz. Kulüplerle şahısları ayırın. Temmuz'a kadar karar verilsin

Tek suçum F.Bahçe'yi şampiyon yapmak.
Bunun cezası varsa ben çekerim.
Ama şampiyonluk F.Bahçe'den alınamaz Herkes olayı yanlış yerden görüyor.
Bu F.Bahçe olayı değil. Türk futbolunu ele geçirme mücadelesi.
19 maç nasıl 13'e indi Şike için sahaya bakılsın.
'Şike var' denen 5 maç incelensin. Fakat kendisinin tertemiz olduğunu iddia edenler de dikkat etsin

Metris T tipi cezaevine, çok yoğun kar yağışı altında öğle saatlerinde girdim. Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım'la görüşmek üzere o ünlü cezaevine adımımı attığım andan itibaren hayatım boyunca unutamayacağım duygular içindeydim. Özgür günlerinden bire bir tanıdığım Aziz Yıldırım'ı bu kez demir parmaklıklar ardında görecektim. Benim içim zamanlama da hayli önemliydi. Hafta boyu Futbol Federasyonu Başkanı Mehmet Ali Aydınlar, Fenerbahçe Başkan Vekili Nihat Özdemir ve Beşiktaş Başkanı Yıldırım Demirören dahil Türk futbolunun en önemli isimleriyle röportajlar yapmıştım. Ve şimdi en çok tartışılan isim Aziz Yıldırım'ı ziyaret edecektim.

Öncelikle işin hikayesiyle başlayalım...

Bir süre önce Adalet Bakanı Sadullah Ergin'le görüşmüştüm. Bana bir haber nedeniyle sitem etmişti. Hukukumuz eskidir. Meclisin ve kabinenin en çalışkan isimlerinden biridir. Haberle doğrudan ilgili olduğu için Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürü Sefa Mermerci'yi de arayıp yanlış anlamayı düzelttik. O gün sözleşmiştik. Cezaevlerini kendi gözümle de görecektim, takipteydim.

Ayrıca bir süre önce Aziz Yıldırım'dan kendisini ziyarete giden bir yakını aracılığıyla sitem mesajı geldi. Aziz Yıldırım, 'İsmail Bey'e mektup yazacağım, üzüntülerimi dile getireceğim' demiş.
Bu noktada haklı olup olmamanın çok önemi yoktur. Cezaevindeki birisi size sitem ediyorsa, üzülürsünüz. Dışarıda olsa önemli değil... Gitmeye karar verdim. Hem de cezaevi koşullarını gözlemlemiş olacaktım.

PARMAKLIKLARIN ARDINDA...

Gerekli prosedürleri yerine getirmek üzere soluğu Bakırköy Adliye'sinde aldım.
Cumhuriyet Başsavcısı Hadi Salihoğlu'na durumu anlattım, 'insani amaçlı ziyaret için tamam' dedi.
Ardından elimde izin kağıdı, cebimde sadece kimlikle Metris'in yolunu tuttum.
Önce kalın bir dış kapıdan jandarmalar kontrolünde içeriye girdim.
İzin kağıdımı gösterdim, telefonlar çalıştı. Çok sıkı bir kontrole tabi tutuldum. Üç ayrı noktada ayakkabılarımı çıkarıp x ray cihazından geçtim. Üzerinizde tek bir kart, kalem, cüzdan bile kalmıyor. Sadece kıyafetlerinizlesiniz.
Ardından elektronik sistemle göz kaydım alındı.
Duvarda bir afiş, 'Metris cezaeviyle ilgili şikayet, öneri ve dileklerinizi... yazınız' diye... İlgimi çekti.
Sonra bir uyarı: 'Kendisini cezaevi görevlisi olarak tanıtan bazı kişilerin sizden yakınlarınıza yardımcı olmak amacıyla para temin etmeye çalıştıkları tespit edilmiştir... İtibar etmeyiniz...'
Gardiyanların çok iyi eğitim aldıkları belliydi, herkese müthiş özenli ve kibar davranıyorlardı.

CEZAEVİNDE HAYATA DÖNÜŞ

İki ayrı yerde retina kontrolünün ardından kapılar açıldı, önce cezaevi müdürü Zeki Uzun'un odasındayım. Üç yıldır o görevde. Aklımdaki soruları peş peşe sıralıyorum. Bir yandan da inceleme yapıyoruz. Halen bin 200 tutuklu ve hükümlü Metris'te kalıyor. Bütün koğuşlar 12 kişilik. Dubleks şeklinde yapılmış. Üst katta yataklar, alt katta yemek ve TV için bir salon. 22 kanal varmış. Bir de Lig TV... Yayıncı kuruluş sağlamış. Sigarayı sordum, birkaç gün önce iç burkucu bir haber çıkmıştı gazetede. Cezaevlerinde sigara yasağı uygulanamadığı için içmeyen mahkumlar rahatsız oluyorlarmış. 'Bizde sorun yok. İçmeyenleri ayrı koğuşlara aldık' dedi. Yemekhanelere baktık, gerçekten tertemiz. Allah kimseyi düşürmesin ama cezaevi koşullarının insani yaklaşımlarla iyileştirilmesi içeridekiler için hayati önemde. Dönüşümü müdür Uzun'a sordum. 'Avrupa'daki çoğu ülkeye göre cezaevi standartlarımız yüksek. Hayata Dönüş operasyonu milat oldu. Şaşırmayın, öyle. Cezaevleri o zaman devletin hakimiyetine geçti, düzen sağlandı, son 8-9 yılda da büyük yatırımlar gerçekleştirildi' dedi.
Cezaevlerinin değişen standartlarıyla ilgili görüşlerimi Metris çıkışında Adalet Bakanı Ergin'i arayarak kendisine de aktardım.

BAŞKANLA 40 DAKİKA

Ve Aziz Yıldırım'la karşılaşma...
İçimde bir sancı... Heyecan değil, sancı...
Ama gözüm dört açık, kulağım tetikte.
Elbette bir röportaja gitmedim. Ama gazeteciyim, gözlem yaptım. Hislerimi dinledim. Bir yaşam deneyimi.
Üstelik futbol haftasındayız. AKŞAM olarak gündemi biz belirlemişiz. Başkanın görüşlerini de merak ediyorum.
Adil yargılamayı etkileyecek, kişileri rencide edecek, polemik yaratacak bölümlere hiç girmiyorum. Başkan spor camiasından bazılarına çok kızgın. İsim isim söylüyor da...

Başkan, Küçükkaya'ya 10 numarayı hediye etmişti.

Sadece bir gazeteci titizliği içinde gözlemlerimi yazıp, kamuoyunun haber alma hakkı bakımından en gerekli gördüğüm birkaç hususu aktarmayı mesleki sorumluluk olarak görüyorum.

Haydi başlayalım...
Arada cam bölme olan, telefon ahizeleriyle yaptığımız görüşme 40 dakika sürdü.

AYDINLAR'A KULÜP DESTEĞİ 'HiKAYE'

'Nasılsın İsmail Bey?' diye söze girdi, 'Ortalığı karıştırdın' diye devam etti. Daha ben tek kelime etmemiştim. Buradan anlayın işte, Başkanın halini merak ediyorsanız.
Saatler yaklaşık 15.00'i gösteriyor olmalıydı. Tahminen söylüyorum, belki 15.10... Yani Futbol Federasyonu Yönetim Kurulu toplanmıştı. 'Ne olacak?' diye o bana sordu. Konsantrasyonunu görüyor musunuz? Aydınlar'ın istifada ciddi olduğunu ama kulüp başkanlarının destek açıklaması yaptıklarını söyledim. Eliyle önemsemediğini gösteren bir hareket yapıp 'Hikaye o' dedi. Dün anladık ki Yıldırım, gelişmelere de çok hakim...
Sonra ben sormaya başladım.
Gerçekten iyi görünüyor. Sadece saçlarındaki beyazlar artmış. Yüzü hep gülüyordu.
'Sizi iyi gördüm, sağlıklısınız, memnun oldum' dedim.
Sabah, TV'de sizden bahsediliyordu, 'Duruşunuza hayran kalmış' dedim, 'kim' diye sordu, anlattım, çok tepki gösterdi. 'Daha ben iddiaları görmeden beni yazılarıyla infaz etti' dedi.

58, FENER'İN İNTİHARI OLURDU

Cezaevi müdürüne sormuştum, 'Aziz Bey nasıl' diye... 'İlk günden bu yana aynı, duruşunu hiç değiştirmedi. Sağlam karakterliymiş. Kolay değildir' yanıtını verdi.
En çok merak ettiğimi en başta sordum, 58'inci madde değişikliğini neden istemediniz?
Yanıt kısa ve net:
'Suçu, Fener'in üzerine yığacaktı, Trabzon ve Beşiktaş'ı kurtaracaktı. 58'i değiştirip puan silmeyi getirme Fener'in intiharı olurdu.'
Başkanlığı sürdürme, yeniden aday olma ve günün konusu Federasyon yönetiminin yola devamı gibi konulara çok takılmıyor, girmek istemiyor. Çok da doğru yapıyor.
Görüşmemiz sırasında üç kez 'Fenerbahçe Atatürk'ün takımı ve öyle kalacak' diye vurguladı.

NİHAT ÖZDEMİR'E 'YILDIZ' DEDİ

Fenerbahçe yönetimini ve camiasını öve öve bitiremedi. Cezaevine girdiği günden bu yana olup bitenlerden etkilenmiş. Tek tek isimleri sayıp, arkadaşlarını kutladı. Özellikle Nihat Özdemir'i... 'Hele son zamanlarda inanılmaz... Bir yıldız gibi' dedi. Ondan hiç kimse için duymadığım sözler...
Sonra onun gözünden şike soruşturması: 'Herkes ama herkes olayı yanlış yerden görüyor. Bu bir Fenerbahçe olayı değil. Bu Aziz Yıldırım'ı bitirme olayı da değil. Bu Türk futbolunu ele geçirme mücadelesi. 19 maçta şikenin var olduğu söylendi. İddianamede 13'e indi. Etik kurul 5 maçı şüpheli buldu. Buradan herkes bir sonuç çıkarmalı. Şike için sahaya bakılmalı. Bu beş maç incelensin. Ama kendisinin tertemiz olduğunu söyleyenler de dikkat etsin. Henüz pandoranın kutusu açılmadı.' (Başkan burada tek tek bazı maçları örnek gösteriyor. Galatasaray'ın oynadığı bir maç için '22 futbolcu alenen şike yaptı' suçlaması yöneltiyor.)

AYDINLAR, ŞİKEYE HEP İNANDI...

'Bir kere yargı, hızlı yürüsün. Temmuza kadar sonuçlanabilir. Her şeyi çözer. Adam öldürmedik. Futboldan bahsediyoruz. Kulüplerle şahısları ayırın. Temmuza kadar karar verilsin cezamız varsa çekeriz. Benim yüz kızartıcı suçum yok. Siyasi bir olayım yok. Kendi şirketim için bir şey yapmamışım. Tek suçum Fenerbahçe'yi şampiyon yapmak. Bunun cezası varsa ben çekerim. Ama şu açık, şampiyonluk Fenerbahçe'den alınamaz. Yargı karar verir o ayrı. Bütün spor camiası 'ya suçluysa' diye bakıyor. Kimse 'ya suçu yoksa ya masumsa' diye sorgulamıyor. Ben masum olduğumu söylüyorum. Hastaneyi ziyarete geldiğinde Mehmet Ali Bey'e de (Aydınlar) dedim, 'bir şey yok'. Ama o 'var' dedi. Bana inanmadı.'

KORKMAYIN, UEFA BİZİ ATAMAZ!

'Federasyon ve Galatasaray boşuna korkuyor. Avrupa'da bir sorun çıkmaz. (Burada yine bazı maçlardan örnekler veriyor) Bu korkuyu kendi kendilerine çıkardılar. Ben 2006'da, belki de 2005 sonunda Mehmet Ali Şahin bakandı, onun başkanlığında herkesin gözü önünde şikeden şikayet etmiş bir adamım. 'Şampiyonluğumu elimden alıyorlar' diye isyan ediyordum. Bunlar unutulmasın. Şimdi bizi asanlar önce kendi kulüplerine bir baksınlar. Son sözüm bu.'
Aslında görüşmemiz daha sürebilirdi. Ama eşi Gonca Hanım gelmişti. Başkandan müsaade istedim. Bir arzusu, ihtiyacı var mı diye sordum. Herkese selam söyledi ama bir kişiye özellikle teşekkür etmemi rica etti. 'Adam gibi adammış, Burhan Ayeri'ye çok selamlarımı ilet' dedi.

Sonra vedalaştık. Gonca Hanım'ın yanına gittim. Bankın üzerine oturmuş bekliyordu. Hatırını sordum, ayaküstü kısa bir süre sohbet ettik. Sabır diledim.

İSMAİL KÜÇÜKKAYA / Akşam


Kaynak:Habertürk

İşte ilk adaylar!

HTSPOR
Daha önceki gün ‘göreve devam’ diyen ancak dün sürpriz bir şekilde görevi bırakan TFF Başkanı Mehmet Ali Aydınlar’ın yerine kim gelecek? Herkes bu soruya cevap arıyor ama açıkcası sağlıklı bir ortam olmadığı için bu konuda da belirsizlik yaşanıyor. Aslında büyük çoğunluğun saygı duyacağı, bilgi birikimi ve tecrübesine güvendiği bir isim var. O da UEFA Asbaşkanı Şenes Erzik...

Ancak Erzik’in böylesine kaotik bir ortamda dönmeye pek sıcak bakmadığı bir gerçek. Kulislerde ise öne çıkan 4 isim var. Bunlar mesleği avukat olan Murat Aksu, TFF’de uzun süre görev yapan Lutfi Arıboğan, Türk futbolunun duayen isimlerinden Mustafa Denizli ve GSG eski müdürü Mehmet Atalay... Aydınlar’ın istifası sonrası sıcağı sıcağına sürpriz bir aday çıktı. Trabzonspor’un eski yöneticisi İbrahim Hacıosmanoğlu, “Kuralları iradeyle, dürüstçe ve cesurca uygulamak, çocuklarımıza gelecekte temiz bir futbol bırakmak ve Türk futbolunu yarınlara taşımak adına, TFF’nin 27 Şubat 2012 tarihinde yapılacak Olağanüstü Seçimli Genel Kurulu’nda başkanlığa adaylığımı koyuyorum” dedi.


Kaynak:Habertürk