28 Ocak 2012 Cumartesi

Bu maç Kuyt'lara geçsin!

Liverpool taraftarları maç boyunca Manchester United'ın Fransız oyuncusu Evra ile uğraştı. Suarez'in, Evra'ya yönelik "ırkçı" söylemlerde bulunduğu gerekçesi ile 8 maçtan men cezası almasına sinirlenen Liverpool taraftarları, topu her ayağına aldığında Fransız sol beki ıslıkladı.


 


Kaynak:Habertürk

"Sow serbest kalabilir"

Fenerbahçe'nin dün resmi sözleşmeye imza attırarak 10 milyon euroya renklerine bağladığı Moussa Sow için "Kendisini garantiye aldı" yorumunu yapan gazetede yer alan haberde, sarı-lacivertli ekibin küme düşürülmesi halinde Senegalli yıldızın sözleşmesinde bedelsiz serbest kalma maddesinin bulunduğu iddia edildi.

Milliyet Gazetesi'nin haberine göre; "Fenerbahçe'nin 2. Lig'e düşmesi halinde Moussa Sow bedelsiz olarak takımdan ayrılabilecek" ifadesi yer alırken Fenerbahçe için en geç 15 Nisan'dan önce karar alınacağı öne sürüldü. Gazete bu maddeyle Sow'un menajerlerinin oyuncunun sportif geleceğini riske atmadığı yorumunu yaptı. Bu durumda Fenerbahçe'nin Lille'e ödeyeceği bonservis bedeliyle ilgili olarak ise herhangi bir bilgi verilmedi.

Bedavaya gelmişti
Fransa Futbolu'nun son yıllarda çıkardığı en yetenekli golcülerden birisi olan Sow için Fenerbahçe ilk kez bonservis ödeyen kulüp oldu. Rennes'de geçirdiği 5 yıl boyunca düşük bir gol ortalamasına sahip olan Moussa Sow, 2009-10 sezonunun sonunda Lille'e biten sözleşmesi sayesinde bedelsiz transfer oldu. Lille'de ilk sezonunda 57 maç 29 gol, yarım sezon oynadığı ikinci sezonunda 31 maç 13 gol ortalamalarına sahip olan Sow'un ilk kulübü Amiens de 2004'te gittiği Rennes'den transfer bedeli almamıştı. Lille'de yıllık 1.3 milyon kazanan Sow, Fenerbahçe'ye giderek bu rakamı neredeyse üçe katlarken, transfer için Rennes'e kuruş ödemeyen Lille de sıfırdan 10 milyon euro kazanmış oldu.


Kaynak:Habertürk

"Kemal Sunal yaşasaydı bu komedi karşısında kendine kahrederdi"

Çok uzun bir aradan sonra Haluk Ulusoy’u aradım. Epeydir “Haluk Ulusoy olsa bu krizi 15 güne çözerdi” diyorum. Hemen her platformda dillendirdiğim bu teori kulağına gitmiş. Telefon görüşmemizde de bu konudan bahsettik. “Çözerdim tabii” diye başladı söze. Sonra da “Futbol dramatik bir haldeyken komediye çevirdiler. Kemal Sunal yaşasaydı ‘Ben bile bu kadar büyük komedi yapamam’ deyip kendine kahrederdi” cümlesini kurdu.

Haluk Ulusoy, “Çözüm formülü bende. Sana söylemem. Ama beni arayıp tecrübelerimden yararlanmak isteselerdi arayanlara söylerdim” deyip başladı anlatmaya: Ben artık aday olmam. Ama Türk futbolu derse ki “gel”; o zaman Haluk Ulusoy elini taşın altına değil; gövdesini kayanın altına sokup bu işi çözer. Şunu herkes bilsin; bu iş buradan bile çözülür. Mehmet Ali Bey 7 ayda yıprandığını söylüyor. İyi de orası ağlama duvarı değil. Ben 16 yıl yaptım hiç ağlamadım. Siz eğer UEFA’yı göreve çağırmasaydınız ve UEFA kendi kendine benim şampiyonumu Şampiyonlar Ligi’nden ihraç etmiş olsaydı ben o UEFA’nın kapısına dayanırdım. “Siz ne yapıyorsunuz” diye duvarları yumruklarım.

Bunlar gidip UEFA’yı kendileri çağırdılar şimdi de işin içinden çıkamıyorlar. Yapmadık mı. İşte sen de bir iki yerde söyledin. Bırak UEFA’yı; FIFA bize ne cezalar verdi. Kapısında yattık. Blatter’in göğsüne yaslandık “Grandfather” dedik. Çözmedik mi? ‘İhraç’tan ‘6 maç seyircisiz’e oradan da ‘3 maç seyircisiz’ cezasına indirmedik mi? Ben olsam daha ilk günden UEFA’yı arar; “Benim ülkemde böyle bir durum var. Ben 15-20 gün içinde disiplin cezasını uygulayacağım. Sen ondan sonra karar verirsin. Şampiyonumu alıp almamaya benim kararımdan sonra ancak karar verebilirsin” derdim.

Her şeyin başı karar almaktır. Doğru-yanlış-eksiktamam bir karar alacaksınız ve arkasında duracaksınız. “Elimizde bomba bulduk” diyorlar. Bomba imha ekibini iyi kurmazsan bomba da elinde patlar. Kılavuzlarını da ekibini de hukukçularını da iyi seçmelisin. Başkanla epeyce konuştuk. Bazı bölümlerini yazamıyorum. Ama “Haluk Ulusoy olsa bu işi çözerdi” tezimin doğru olduğunu bir kez daha gördüm.

Aydınlar, değişen konjonktüre hakim olamıyor!


Fatih Altaylı ile Teke Tek programında Nihat Özdemir bağlanıp kendisini eleştirince “İnanamıyorum” dedi. Yüzü bembeyaz olmuştu. Defalarca “Hakikaten inanamıyorum, söyleyecek söz bulamıyorum” demişti... Ankara’daki Kulüpler Birliği toplantısında kulüplere “Her şeyin suçlusu olarak bizi gösteriyorsunuz. Bizim yüzümüze ‘aman abi’ deyip taraftarınıza hedef göstermekten kaçınmıyorsunuz” deyip istifa etti. Kulüpler onu bu kararından vazgeçirdi... Dün de kürsüye çıkıp “Sayın Ali Koç; yapmayın yukarıda Allah var” derken içinde kopan fırtınalar ile benzer cümleler kuruyordu içinden: “Bana başka söylüyorsunuz, mikrofonlara başka...”


Mehmet Ali Aydınlar, bu süreçte hep kulüplerin ihanetine uğradığını düşünüyor. Tam 15 kulüpten imzalı “TFF’nin yapacağı tüm değişikliklere onay veriyoruz” dilekçesi çekmecesinde duruyor. Her seferinde “Bana böyle dediniz ama şimdi tam tersini söylüyorsunuz” moduna giriyor. Kendisini göreve layık gören ve istifa ettirmeyen Başbakan Erdoğan’a da defalarca mahcup oldu.

Bu son genel kurul başarısızlığı onun açısından tam bir fiyaskodur. Çünkü Başbakan da dahil her kurum ve kişiye “Yol planımız belli. Konuşuldu anlaşıldı. UEFA dahi haberdar” dedi. Ama Genel Kurul’da yine güvendiği dağlara kar yağdı. Ve yine atama ile gelen bir başkan olduğundan istifa edemedi. Çünkü gene bir konjonktür hesaplama hatası yaptı. Genel kurula 2 gün kala kulislerde “Yeni Başkan Mehmet Atalay olacak. F.Bahçe’nin puanı dahi silinmeyecek. Bunu da Trabzonlu bir başkan yapacak. UEFA ayağını ise Platini’nin Türkiye’deki en sıkı dostu olan Haluk Ulusoy ayarlayacak” dedikodusu kulaktan kulağa yayıldı.

Nihat Özdemir’in kendi divan kurulundaki çıkışı da Aziz Yıldırım’ın mektubu da bu dedikoduyu besledi. Atalay da Ulusoy da Aydınlar’ın en azından bu süreci bitireceğini biliyorlar. Ama Genel Kurul’da dedikodulara uygun bir süreç yaşandı ve F.Bahçe’nin dediği oldu. Puan silme operasyonu auta çıktı. İşte daha Genel Kurul başında yüzde 55-45 olan Aydınlar lehine durum saatler ilerledikçe “Beyefendi (Başbakan) bunun üstünü çizdi. Puan silme olmayacak. Yeni başkan aranıyor” kulisi dengeyi tersine çevirdi. Dolayısıyla M. Ali Aydınlar bir kez daha öngördüğü projesinde başarısız oldu. İstifa edemediği gibi fevri bir karar alması da “Tatile çık gel, sonra bakarsın” talimatı ile engellendi. Aydınlar bir kez daha futbol dünyasının değişkenliğine yenildi.

Bir kez kandırılan adama ayıp edilmiştir. Ama hep kandırılan adam konumuna düşmeyi kendine yedirmemeli. Artık inisiyatif dağıtmaktan vazgeçip kendisine bu görevi tevdi edenler dışında kimseyle bir şey paylaşmayıp kendi bildiğini yapmalıdır. Kendi karizmasını da ancak böyle kurtarır.


Kaynak:Habertürk

Şok rüşvet teklifi!

HTSPOR / Erhan Artaç

Ankara’da genel kurul öncesi şok iddia... Futbol Federasyonu’nun 58. maddede değişiklik için yapılan toplantı öncesinde TFF Başkan Vekili Lutfi Arıboğan’ın, 2. ve 3. Lig başkanlarına, “Puan silme cezasına evet, deyin. Çünkü şikeye karışanlara ağır para cezaları kesilecek. O paraları sizin liglerinize aktaracağız. Başkanımız da size bu müjdeyi verecek” diyerek, oylarını etkilemeye çalıştığı öğrenildi.

İşte o şok diyaloğ ve yaşananlar: Genel kurul öncesi 2. ve 3. Lig’de mücadele eden 45 takımın başkanlarıyla yapılan ikna toplantısında Başkan Vekili Lütfi Arıboğan konuştu. Söze, “7 aydır şikeyle uğraştığımız için sizlerle pek ilgilenemiyoruz. İlgili maddeye ‘Evet’ derseniz, sizin de lehinize olur. Çünkü ağır para cezaları kesilecek. O paraları sizin liglerinize aktaracağız. Başkanımız da genel kurul sonrası konuşmasında size müjdeyi verecek” dedi.

‘UTANÇ VERİCİ’
Kulüp başkanlarından bazıları, “İşte, sihirli sözcük bu” diye araya girip, kendilerine yöneltilen teklife olumlu baktıklarının ima ederken Altay Kulübü Başkanı Ömer Hızlıok ise, “Bu sihirli bir söz değil. Utanç verici bir cümle. 2. ve 3. Lig takımlarının para alabilmesi için, her yıl Süper Lig takımlarından birinin şike mi yapması gerekiyor. Böyle bir teklifi onaylamamız mümkün ve etik değil” dedi, bazı başkanlardan destek gördü. Başkanları ikna etmeyi başaramadığını anlayan Futbol Federasyonu Başkan Vekili Lütfi Arıboğan, “Bunu biz söylememiş, siz de duymamış olun” diyerek toplantıyı sona erdirdi.


Kaynak:Habertürk

27 Ocak 2012 Cuma

Bir iyi bir kötü!

HTSPOR


HABERTÜRK’e konuşan yıldız futbolcunun menajeri Joksimoviç, “Sizin aracılığınızla durumu özetleyeyim. Biz, transferin Krasic kanadı olarak Fenerbahçe’den resmi bir teklif almadık. Juventus ile görüşüp görüşmedikleri konusunda herhangi bir yorum yapmam doğru olmaz ancak Krasic için şimdilik bize gelen resmi bir teklif olmadığını söyleyebilirim. Krasic an itibariyle Juventus’ta kalıp burada 1 dönem daha şansını denemek istiyor. Hocasıyla da konuştu. En azından yaz dönemine kadar burada kalıp forma şansını zorlama opsiyonu da var ” ifadesini kullandı.


Krasic’in Fenerbahçe’ye transferi konusunda kapsamlı bilgiler de veren Joksimoviç, “Fenerbahçe konusunu gelecek sene düşünüyorum. Belki kiralık değil, Fenerbahçe’ye satışı gerçekleşebilir. Bize şimdi gelirlerse de oturup konuşuruz, yaz döneminde gelirlerse de görüşmelere açığız. Ancak şunu da söylemem gerekiyor, şu an Krasic için Liverpool devreye girdi ve oyuncuyu satın almak istiyor. Bir kaç gün içinde durumu netleşir ama olayın özeti bu şekilde” dedi.


Kaynak:Habertürk

İşte Galatasaray'ın son gözdesi

Gazete daha önce West Bromwich ve Blackburn Rovers'ın renklerine bağlamaya çalıştığı 30 yaşındaki İngiliz santrforu sarı-kırmızılı takımın yanı sıra Rubin Kazan'ın da kadrosuna katmaya çalıştığını iddia etti.

Daily Mail bu sezon ligde 16 maçta oynayan ve 3 gol atan Johnson'ın İngiltere'de kalmayı tercih ettiğini kaydetti.


Kaynak:Habertürk

2 güne bitiyor!

Galatasaray, İngiltere’nin Tottenham takımında forma giyen Hırvat savunma oyuncusu Vedran Corluka’yı kulübünden resmen istedi. Transfer döneminin bitmesine sayılı günler kala yeniden atağa kalkan Sarı-Kırmızılılar, teknik direktör Fatih Terim’in istediği Shaqiri transferinin olumsuz sonuçlanması sonrası, yine Terim’in alınmasını istediği Hırvat yıldız için atağa kalktı.

Ada ekibinden, satın alma opsiyonu kendilerinde olmak üzere, yıldızı sezon sonuna dek kiralamak isteyen Cimbom, 500 bin Euro’yu da gözden çıkardı. Tottenham’ın 6milyon Euro’ya satmak istediği oyuncunun ise kulübünde kalmak istediği ve iki kulübün kendisi için görüşme yapmasına karşın henüz teklifi onaylamadığı öğrenildi.

İKNA ETMEYE ÇALIŞIYORLAR
Sağ bek dışında, stoperde de oynayabilen, çok yönlü bir futbolcu olan Corluka’yı, Tottenham’ın hocası Redknapp’ın da bırakmak istemediği ve yerine yeni bir isimalınmadan bu transfere izin vermeyeceği belirtilirken, görüşmelerin bugün de devamedeceği ifade edildi. G.Saray yönetiminin İngiltere’ye çıkartma yaparak hem Tottenham kulübünü, hemde yıldız oyuncuyu ikna etmeye çalıştıkları öğrenilirken, İstanbul’a gelmesi için cazip bir transfer teklifinde bulunulan yıldızın en geç 2 gün içinde kararını vereceği ve transferin olumlu ya da olumsuz bir şekilde bitirileceği öğrenildi.

Teknik direktör Fatih Terim’in, Eboue’nin Fildişi Sahilleri Milli Takımı’nda forma giymesi ve Afrika Kupası’nda oynaması nedeniyle Corluka’yı kadrosunda görmek istediği vurgulandı.

HTSPOR / Erhan TELLİ


Kaynak:Habertürk

Mutlu Sow!

Ayrıntılar birazdan...


Kaynak:Habertürk

İstifa et başkan!

DÜN Türkiye Futbol Federasyonu’nun genel kurulu vardı.

Sözde Türk futbolunu krizden çıkaracak, önünü açacak, yeni yönünü tayin edecek genel kurul.

Kurula şöyle bir göz gezdirdim.

Türk futbolunu kaostan kurtaracak olan kurula şöyle bir baktım; Türk futbolunu kaos ortamına sürükleyen, bu rezaletin sorumlusu kim varsa hepsi orada.

Sakın yanlış anlamayın.

Hepsi sorumludur demiyorum.

Ama sorumluların hemen hepsi oradaydı.

Birkaç spor yazarı, birkaç televizyon programcısı ve birkaç spor müdürü dışında. Futbolun içinde olup da futbolu katledenler oradaydı.

Genel kurulu televizyondan izlerken en çok kimin için üzüldüm biliyormusunuz?

Futbol Federasyonu Başkanı Mehmet Ali Aydınlar için.

Onun gibi birinin o genel kurulda yeri yoktu.

Zaten sırıtıyordu da o ortamda. Bu süreçte Mehmet Ali Aydınlar kırıp dökmemek, kimseyi mağdur etmemek, haksızlığa sebep olmamak için elinden geleni yaptı. Fazlasını yaptı.

Türk futbolunu korumaya, orta yolu bulmaya çalıştı.

Çok basit bir yönetimkuralını uyguladı.

“ÇÖZEMİYORSAN ERTELE” mantığıyla hareket etti.

Yargıyı beklemeyi tercih etti.

Ama yine de bütün eleştirilerin odağı o oldu.

Sanki Türk futbolundaki bütün bu pisliğin sorumlusu oymuş gibi hakarete uğradı.

Çok ama çok üzüldüm Aydınlar için.

Açıkçası o genel kurula yakışmıyordu Aydınlar. Oranın parçası gibi durmuyordu.

Bu yüzden kendisi için yapacağı en doğru şey, bir an bile vakit kaybetmeden istifa etmektir.

Ona temmuz ayında saatli bir bomba verdiler. Aylardır o bombayı patlatmadan taşımaya çalışıyor.

Bıraksın gitsin.

Türk futbolunun içine eden kimse gelsin, onlar temizlesin.

Şu anda ortada bir kaos var.

Aydınlar bir bıraksın asıl kaosu siz o zaman görürsünüz!


Kaynak:Habertürk

Sow başladı!

Fenerbahçe Kulübü'nün prensipte anlaştığı ve sözleşme imzalamak üzere özel uçakla İstanbul'a getirdiği Senegalli futbolcu Moussa Sow, birçok transfer teklifi aldığını, ancak sarı-lacivertli yönetimin kendisini ikna ettiğini söyledi.

Sow, Sabiha Gökçen Havalimanı'nda FB TV'ye yaptığı açıklamada, yolculuğun inişe kadar iyi geçtiğini belirterek, ''Bayağı bir sarsıntı geçirdik, ama sıkıntısız indik. Şu anda çok mutluyum. Gelir gelmez de taraftarların burada olduğunu görmek, benim adıma mutluluk verici'' dedi.

Birçok kulüpten teklif almasına rağmen neden Fenerbahçe'yi seçtiği şeklindeki bir soru üzerine Senegalli oyuncu, ''Tabii ki çok fazla teklifler geldi. Ancak benim gönlümde yatan, istediğim kulüp Fenerbahçe'ydi. Çünkü Fenerbahçe yönetimi çok ısrarlı bir şekilde beni ikna etti. Fenerbahçe ve taraftar için elimden gelenin fazlasıyla yapıp, herkesi mutlu etmek istiyorum'' diye konuştu.


 Video için tıklayınız...

Fransa'da doğduğu mahallede Türk arkadaşlarıyla birlikte büyüdüğünü anlatan Sow, ''Onlar Türkiye'nin ne kadar güzel olduğundan bahsederlerdi. Senegal Milli Takımı'ndan arkadaşlarım Dia ve Niang da Fenerbahçe ve Türkiye için çok güzel şeyler söyledi. Bütün bunlar beni etkiledi'' ifadelerini kullandı.

Fenerbahçe taraftarının büyüklüğünü, coşkusunu çok duyduğunu kaydeden Senegalli oyuncu, şöyle konuştu:

''Gelir gelmez de burada taraftarları görmek beni çok duygulandırıyor. Fenerbahçe'nin stadındaki taraftarının yarattığı atmosferi duyuyordum. Fenerbahçe taraftarının önüne çıkacağım günü dört gözle bekliyorum. İmzayı atmak, formayı giyip stada çıkmak, büyük derbilerde yer almak ve Fenerbahçe için savaşmak... Hepsini sabırsızlıkla bekliyorum.''

Sow, Fenerbahçe'nin ligin 25. haftasında Beşiktaş ile yapacağı derbi maçla ilgili soru üzerine de ''Dia ve Niang yakın arkadaşım olduğu için hem onları, hem de Türkiye Ligi'ni takip ettim. Dia ile dün konuştuk. Beşiktaş maçının çok önemli olduğundan bahsetti. Umarım şans bulurum'' dedi.

Bu arada, Fenerbahçe'nin Senegalli oyuncusu Issiar Dia, milli takımdan arkadaşı Sow'un transferiyle ilgili FB TV'ye yaptığı açıklamada, ''Sow, bize şampiyonluk yolunda çok önemli katkı sağlayacak. Fenerbahçe'yi tercih etmesi çok önemli'' dedi.


Kaynak:Habertürk