3 Ocak 2012 Salı

İspanya'da yılın fotoğrafı HABERTÜRK...

Tolga Zengin aylar sonra İspanya'da yeniden manşetlere oturdu.


Trabzonspor'un 18 Ağustos'ta İspanya'da Atletic Bilbao ile oynadığı UEFA Avrupa Ligi maçında yaptığı kritik kurtarışlarla maça damgasını vuran Tolga Zengin, başarılı oyununun dışında verdiği insanlık dersiyle de izleyenleri kendisine hayran bırakmıştı.

Habertürk'ün usta muhabiri Uğraş Özyurt'un objektifine takılan bu karede; Tolga, Bilbao taraftarının sahaya attığı ekmeği öpüp, alnına koyuyor ve saha kenarına bırakıyor...


İşte bu anlamlı fotoğraf İspanya'da yılın fotoğrafı oldu. İspanyol basınında yapılan yorumlarda Tolga'nın ekmeğe duyduğu saygıya vurgu yapıldı.


EKMEK DERSİ
Başarılı kaleci konuyla ilgili Habertürk’e yaptığı özel açıklamada şu ifadeleri kullanmıştı:
"Bir baktım kalenin önünde ekmek var. Kalecilik hayatımda hiç böyle bir olayla karşılaşmamıştım. Şoke oldum. Somali’de insanlar ekmek bulamayıp açlıktan ölürken, Bilbao taraftarlarının bana ekmek atmasını hayretle karşıladım. Ekmek nimet olduğundan hemen yerden aldım ve öpüp alnıma getirdikten sonra kale direğinin yanına koydum. Somali’de insanlar açlık çekiyor. Aklıma bir anda bu geldi. Çok üzülmüştüm."


'Tolga'dan ekmek dersi' haberini okumak için tıklayın...


İŞTE O KARELER


Kaynak:Habertürk

Melo kararını verdi ve...

Felipe Melo, Galatasaray'da kendisini yeniden bulduğunu ifade ederek, İtalya'ya kesinlikle geri dönmeyeceğini söyledi.

İspanyol Marca gazetesine röportaj veren sarı-kırmızılı yıldız, "Hiç kimse beni Galatasaray'dan koparamaz" dedi. Cim-Bom'un sezon başında satın alma opsiyonuyla birlikte Juventus'tan kiraladığı Melo, Galatasaray'da son derece mutlu ve huzurlu olduğunun altını çizdi. Galatasaray'dan sezon sonunda ayrılabileceği iddialarının gerçek dışı olduğunu kaydeden sambacı, "Kiralık sözleşmen sezon sonu bitecek. Ne yapmayı düşünüyorsun?" sorusuna, "Galatasaray'da kalmak için elimden gelen her şeyi yapacağım. Onlar beni göndermek istemediği sürece bir yere gitmem. Çünkü kendimi Galatasaray'la özleştirdim ve kulübümü gerçekten çok seviyorum. Zaten onlar da benim değerimi takdir ediyorlar" yanıtını verdi.

"Juventus'tan ayrılırken, taraftarlar da dahil kimse bana sahip çıkmadı. Onları affetmeyeceğim. Bir daha Juventus forması giymem imkansız gibi. Beni çok fazla eleştirdiler, oynadığım futbolu beğenmediler. İtalyan futbolu iyi bildiklerini sanıyorlar, oysa bana göre çoğu futbolu bilmiyor. Onların gözünde kazanırsan iyisin, kaybedersen seni yok sayarlar"

‘Brezilya formasını çok özledim’
"Brezilya formasını çok özledim. Dilerim yeniden milli takıma çağrılırım. O formayı giymek için elimden gelen her şeyi yapıyorum ve yapmaya da devam edeceğim. Bazı insanlar Melo'yu çok yanlış tanıyor. Ben sahada takımı için savaşan bir futbolcuyum, ama asla kötü bir insan değilim"


Brezilya'ya geri dönmesinin sözkonusu olmadığını kaydeden Melo, Galatasaray'la anlaşmadan hemen önce kısa bir süre Sao Paulo'ya transferinin gündeme geldiğini sözlerine ekledi.

‘Türkiye hakkında hiç bilgim yokmuş
’Melo, Marca'ya verdiği röportajda samimi itiraflarda da bulundu. Brezilyalı futbolcu, İstanbul'a geldikten sonra Türkiye hakkındaki fikirlerinin tamamen değiştiğini ifade etti. Sarı-kırmızılı futbolcu, "Galatasaray'dan teklif aldığımda Türkiye hakkında gerçekle örtüşen hiçbir bilgim yoktu. Hatta itiraf etmeliyim ki Türkiye'de kadınların çarşaflı, erkeklerin ise uzun sakallı olduklarını sanıyordum. İstanbul'a gelince son derece modern ve güzel bir ülke buldum. Türkiye'nin, Avrupalı bir ülke olduğunu orada yaşamaya başlayınca anlıyorsunuz" diye konuştu. Melo, Türkiye liginin henüz İtalya, İngiltere ve İspanya seviyesinde olmasa bile onlara yetişmek için hızla ilerlediğine dikkat çekti. Yıldız futbolcu, "Türkiye'de oynanan futbol bence en çok İtalyan ligine benziyor. Bu nedenle Galatasaray'a ve Türk ligine uyum sağlamakta hiç zorluk çekmedim. Takım olarak sezona biraz sıkıntılı başladık, ama hocamızın taktiklerini sahaya yansıtmaya başlayınca başarı kendiliğinden gelmeye başladı" yorumunu yaptı.
 


Kaynak:Habertürk

İşte UEFA'nın planı!

UEFA, şike soruşturması sürecinde Şampiyonlar Ligi'nden men edildiği gerekçesiyle Uluslararası Spor Tahkim Mahkemesi'ne (CAS) 45 milyon euroluk tazminat davası açan Fenerbahçe Kulübü'nün peşini bırakmıyor.

Milliyet Gazetesi'nde yer alan habere göre; Özel yetkili Cumhuriyet Savcısı Mehmet Berk tarafından hazırlanan şike iddianamesinin İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi'nce kabul edilmesinden sonra harekete geçen ve Futbol Federasyonu'ndan iddianameyi resmen isteyen UEFA'nın, Şubat ayı başında Fenerbahçe Kulübü ile ilgili disiplin soruşturması başlatacağı öğrenildi.

12 Aralık 2011 tarihinde Türkiye Futbol Federasyonu'ndan şike iddianamesinin orijinal metnini alan ve tercümesinin bizzat kendileri tarafından yapılacağını bildiren UEFA'nın, söz konusu işlem tamamlandıktan sonra disiplin prosedürünü başlatacağı ifade edildi.

INFANTINO SİNYALİ VERMİŞTİ
UEFA Genel Sekreteri Gianni Infantino iddianamenin tercümesi devam ederken 16 Aralık'ta disiplin soruşturmasının sinyalini vermişti. Infantino, Anadolu Ajansı'na yaptığı açıklamada, "Bu mesele çok ciddi görünüyor ve gerçekten çok mühim. Çözülmesi gerekiyor, çünkü böyle icraatlar futbolun içinde olamaz" ifadelerini kullanmıştı.

Konuyla ilgili olarak Türkiye Futbol Federasyonu ile temasta olduklarını ve gelişmeleri yakından takip ettiklerini söyleyen Infantino'nun, UEFA olarak kendi yollarını çizecekleri şeklindeki mesajının, doğrudan disiplin soruşturmasını işaret ettiği ortaya çıktı.

CAS'A DA VERİLECEK
Şike iddianamesini, Fenerbahçe'nin, CAS'a açtığı 45 milyon euroluk tazminat davasında da kullanacağı bildirilen UEFA'nın, sarı-lacivertli kulübün haksız yere Şampiyonlar Ligi'nden men edildiği iddiasına bu yöntemle karşılık vermeye hazırlandığı kaydedildi. Bilindiği gibi CAS, Fenerbahçe Kulübü'nün men kararına tedbir konulması yolundaki talebini Eylül ayında reddetmiş, tazminat davasına ise Şubat ayının ilk haftasında başlanacağını bildirmişti.

CEZA TEHLİKESİ
Fenerbahçe hakkındaki disiplin soruşturmasını CAS'daki ilk duruşmanın ardından başlatacağı öğrenilen UEFA'nın, buradan çıkacak sonuca göre sarı-lacivertli kulübe ağır cezalar vermeye hazırlandığı iddia edildi. CAS'ın tazminat talebini geri çevirmesi durumunda, Fenerbahçe'yi Disiplin Kurulu'na sevk edecek olan Avrupa futbolunun patronu, Futbol Federasyonu'nun, Etik Kurulu'na verdiği ikinci incelemenin sonuçlarını da dikkate alarak yaptırımları devreye sokabilecek. Herhangi bir kulüp yöneticisinin TFF kurullarınca cezalandırılması, UEFA'nın yaptırımlarını da ağırlaştıracak.

Söz konusu yaptırımların ilk aşamasının Fenerbahçe'nin 1 ila 3 yıl Avrupa kupalarından men edilmesi, ikincisinin ise TFF kanalıyla mevcut talimatların uygulanmasının talep edilmesi olacağı belirtildi. Hukuk kökenli olan UEFA Genel Sekreteri Infantino'nun, "Eminim Türkiye Futbol Federasyonu ne yapması gerektiğini bilecektir" şeklindeki ifadelerinin de bu beklentiye yönelik olduğu savunuldu.

KRİTİK ŞUBAT
Şubat ayı Fenerbahçe için kritik bir süreç olacak. Şike ve teşvik davasının 14 Şubat'ta görüşülmesi, CAS'daki tazminat davasının aynı döneme denk gelmesi ve UEFA tarafından başlatılacak disiplin soruşturmasının da aynı ay içinde açılacak olması ilginç bir rastlantı oluşturdu.

Bilindiği gibi 16. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki ilk duruşmada sanık avukatları, Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım ve diğer yöneticilerin tutukluluk hallerinin kaldırılması talebinde bulunacak.

Bu talep kabul edilirse adı geçen şahıslar yaklaşık 8 aylık bir aradan sonra özgürlüklerine kavuşacaklar.


Kaynak:Habertürk

Asıl siz kendi aranızda oynarsınız

GENÇLERBİRLİĞİ Başkanı İlhan Cavcav, Galatasaray ve Trabzonspor’un 58. Madde’de yapılması planlanan değişikliğe karşı çıkması üzerine celallenmiş.

Kulüpler Birliği adına konuşarak tehdit savuruyor Cavcav.

Diyor ki: “Onları aramıza almayız. İkisi kendi aralarında oynarlar.”

İlhan
Bey aynı koltukta uzun süre oturan pek çok kişinin yakalandığı hastalığa yakalanmış besbelli.

Kendini gereğinden fazla önemsemeye başlamış.

İlhan Cavcav veya benzeri düşünce sahiplerine hatırlatmak istediğim bir şey var.

Elbette ki, Türk futbolunu yönetenler istedikleri kararları alabilir.

Küme düşürmeyi kaldırabilir, hatta isterlerse şikeyi serbest bırakabilirler. Dahası, şike yapmayı planlayan kulüplere federasyon kasasından mali yardımda bile bulunabilirler.

Bunun önünde hiçbir engel yok. Ancak futbolun uluslararası bir oyun olduğunu unutmamalarını salık veririm.


Sonra UEFA öyle bir karar alır ki, Türkiye’deki bütün takımlar kendi aralarında maç yapmak zorunda kalabilirler.


İLHAN CAVCAV NELER SÖYLEMİŞTİ?


Kaynak:Habertürk

'Yiğit'im 'Aslan'ım!

Galatasaray’da yerli transferinde ilk sırada yer alan Manisasporlu Yiğit Gökoğlan için görüşmelere devam ediliyor. Ege temsilcisi ile pazarlıklarını sürdüren Sarı-Kırmızılılar, kendilerinden istenen 4 milyon Euro’luk bonservis bedelini indirebilmek için uğraşırken genç yıldız ise Cimbom formasını giyebilmek için artık gün sayıyor.

G.Saray’ın kendisine olan ilgisinden son derece memnun olan ve iki kulübün bonservisi konusunda anlaşmalarını bekleyen Yiğit Gökoğlan’ın yakın çevresine “Fatih Terim ile çalışmak, benim için büyük bir onur olur. Yeter ki kulübüm beni versin. Terim’in bana ‘Gel’ demesi yeterli” dediği öğrenildi.

Genç futbolcunun Galatasaray ile anlaşmasının sorun olmayacağını söylediği ve kendisi hakkındaki gelişmeleri ve anlaşma sağlanmasını sabırsızlıkla beklediği belirtildi. Yiğit Gökoğlan, şahsi Twitter hesabında ise kendisine sorulan “Galatasaray’a transfer olacak mısın?” sorusuna da “Hayırlısı ne ise o olsun. Şu anda ben de sizler gibi gelişmeleri takip ediyorum” ifadesini kullandı.

Yiğit’i alarak orta sahasını takviye etmek isteyen Sarı-Kırmızılılar, genç oyuncudan her iki kanatta da faydalanmayı düşünüyor.

HTSPOR / Erhan TELLİ


Kaynak:Habertürk

UEFA'yı artık birisi alsın

1991’de transfer olduğu G.Saray’ın sembol isimlerinden biri olan Arif Erdem, bu kez İstanbul BŞB’nin başında yıllarca ter döktüğü eski takımına ve yönetiminde başarıdan başarıya koştuğu eski hocası Fatih Terim’e rakip olacak....

Arif Erdem bu maç öncesi farklı duygular yaşıyor: “15 yıl formasını giydiğim, başında yıllarca hocalığımı yapan Fatih Terim’in yönetimindeki G.Saray’a rakip olmak benim adıma heyecan verici. Sezon başında da karşılaşmıştık ama o zaman yardımcıydım. Değişik bir atmosferde, değişik bir heyecan olacak. Ümit ediyorum her şey güzel olur. Beşiktaş’a karşı nasıl oynadıysak, bu maçta da o şekilde mücadele edeceğiz. Takım olarak önlemimizi alacağız. Teknik direktör olunca Fatih hocam arayıp tebrik etti, ben de hayırlı olsuna gitmiştim. G.Saray bu yıl çıkışa geçti. Bunda Fatih hocanın sinerjisinin büyük payı var.”

‘HOCALIK DAHA ZOR’
Erdem, futbolculuk ve teknik adamlık arasındaki farkı ise şöyle özetliyor: “Futbolculuk dönemimiz ile teknik adamlık dönemimiz arasında dağlar kadar fark var. Benim daha önce çalıştığı kişiler ve teknik adamlardan gördüğüm davranış biçimleri bana çok büyük katkı sağlıyor. Ancak teknik adamlık oyunculuktan çok daha zor. Herkesin derdiyle, problemiyle ilgilenmek zorundasın. En ufak detayı gözardı etmemelisin. Ama çok keyifli. Her işin zorlukları var ama bunların üstesinden gelebilecek donanıma, kapasiteye, kaliteye sahibim. Zaman zaman yalpa yapsa da düz yolda ilerleyebilecek insanım.”

‘YÜZÜMÜZ ESKİYOR’
Röportaj sırasında söz dönüp dolaşıp UEFA Kupası’na geliyor. Erdem, G.Saray’ın 2000’de açtığı yoldan hiçbir kulübün gidememesiyle ilgili ‘mizahi’ yönden eleştiriler getiriyor: “UEFA Kupası’nı birisi kaldırsın da Türkiye’den kim kaldırırsa kaldırsın. Kupanın 11. yıl kutlamalarında bir TV kanalı bizi çağırmıştı. 11 senedir biz çağırılıyoruz artık yeter! 11 senede futbol kültürünün maksimuma çıktığı bir ülkede bir takımımız çıksın da bir Avrupa kupası kaldırsın ve artık bizi çağırmayın! Yüzümüz eskiyor! Seneye inşallah çağrılmayız.”

Genç teknik adam,  Avrupa’da başarıya ulaşmak için gerekli unsurları da takım olgusuna bağlıyor. Arif Erdem, “Beşiktaş ve Trabzon bu sezon bunu sağlayıp, hem ligi hem Avrupa’ya götürebilirler mi, göreceğiz. İkisi de güçlü ama takımdaşlık olarak baktığımızda Trabzon daha önde gibi duruyor. Beşiktaş ise yetenek olarak çok kaliteli ayaklara sahip ama takım olma konusunda zorluk çekebilirler” ifadesini kullandı.

‘SAMAN ALEVİ GİBİ OLMAK İSTEMEM’
“Abdullah hocayla birlikte çalışmış olmamın hem kendi adıma hem geleceğim adına çok faydalı olacağını düşünüyorum. Sonuçta onun benden, benim de ondan öğrendiğim çok şey var. Birbirimizi iyi tamamlayan bir ekiptik. Onun Milli Takım’a gidişi gurur verici. Şimdi bu güzel takımı, istediğim noktaya zamanla yaklaştıracağımı düşünüyorum. Bu sezon ilk hedef 8 takım içinde yer almak. Teknik direktörlükte kalıcı olmak, saman alevi gibi belirli bir başarıyı yakalayıp sonra kaybolmak istemiyorum. Her zaman yenilikçi, araştırmacı ve katkı sağlayıcı olmak istiyorum.”

‘GÖKSEL GÜMÜŞDAĞ OLMASAYDI YOKTUK’
“Başarıda yönetim çok önemlidir. Bizim arkamızda dimdik duran Göksel başkanımız vardı, çok kötü dönemler yaşamıza rağmen hep yanımızdaydı. Diğer başkanlar gibi olsaydı ligde 11 hafta maç kazanamadığımız dönemler oldu, bizi 3 veya 4. haftada yollardı. O zaman ne Abdullah Avcı ne Arif Erdem kalırdı.”

‘BURASI İSKENDER'İN EVİ’
“İskender Alın çıkınca gelip bütün takım arkadaşlarını ziyaret etti. Burası İskender’in evi sonuçta... Buraya uzun yıllar hizmet etmiş, bir şekilde bazı olaylar yaşamış... İskender bizim aile bireylerimizden birisi. Her an her şey olabilir, asla kimseye karşı tavrımız olamaz. Sonuçta tanıdığımız, bildiğimiz, düzgün birisi. Onun da bize katacağı şeyler olacaktır. Yönetimimiz isterse, ben gelmesine sıcak bakıyorum. Performansını, kalitesini, kişiliğini biliyorum. İyi de bir insan, iyi de futbolcu.”


HTSPOR / ÖZEL RÖPORTAJ / Volkan KÖSE


Kaynak:Habertürk

Fenerbahçe’nin ‘forvetmetre’si...

Menajerlerle yapılan görüşmelerin başında “F.Bahçe küme düşer mi” sorularıyla karşılaşan yönetim de, forvet harekatına noktayı koyma adına büyük çaba harcıyor. İşte Fenerbahçe’nin ‘forvetmetre’si...

İLLE DE MOUSSA SOW
F.Bahçe Teknik Direktörü Aykut Kocaman için Lille forması giyen Moussa Sow listebaşı... 25 yaşındaki Senegalli’nin hem takıma vereceği katkıyı hem de giderken F.Bahçe’nin kasasına bırakabileceği bonservisi düşünen Kocaman, Sow’daki ısrarını sürdürüyor. Şartları zorlayan F.Bahçe Yönetimi’nin, Sow için 10 milyon Euro’ya kadar çıktığı belirtiliyor. Ancak Lille, 12 milyon Euro’dan geri adım atmak niyetinde değil. Sow için Arsenal ve Newcastle United’in de devreye girmesi, F.Bahçe’nin işini zorlaştırıyor.

FABİANO-JANKO BEKLEMEDE
Kanarya’ya önerilen isimler arasında Luis Fabiano da dikkat çekiyor. 31 yaşındaki oyuncu 13 Mart 2011’de Sao Paulo’ya 7.6 milyon Euro karşılığında transfer oldu. Bu civarda bir bonservisi, 31 yaşındaki bir oyuncuya ödeme konusunda hem Aykut Kocaman hem yönetim düşünceli. Twente’nin 1.96’lık golcüsü Marc Janko da adaylar arasında. Yaşı 28. Yönetim hem Fabiano hem de Janko için kulüplerine birer teklif sundu, yanıt bekliyor.

MERT BORGES NOBRE!
Brezilya’da 23 gol atan Borges, ‘elde var bir’ olarak görülüyor. Fabiano gibi Borges de 31 yaşında. Ancak Santos’lu oyuncuyu transfer etmenin, Fabiano kadar maliyetli değil. Aykut Kocaman, bu açıdan Borges’in, Nobre’nin 2003-2004 sezonunda yaptığı katkıyı verebileceğini düşünüyor.

HTSPOR / Necati METE


Kaynak:Habertürk

Arda'dan örnek davranış!

M. Suarez ve Jose Antonio Reyes ile birlikte down sendromlu çocuklarla poz veren Arda Turan, trafik polisi şapkası taktı. Vicente Calderon Stadı'nda bugün yapılan takvim tanıtımına katılan Arda, down sendromlu çocuklarla beraber gerçekleşen çekimlerin zevkli ve eğlenceli geçtiğini söyledi. Takvimde yer alan Atletico Madrid kadın takımının 4 futbolcusuyla birlikte oturan Arda, tanıtım sırasında çocuklarla şakalaşıp, hatıra fotoğrafı da çektirdi.


 İŞTE BİRBİRİNDEN 'ANLAMLI' KARELER

Atletico Madrid kulübü her yeni yıl takviminde benzer etkinlikler yaparken, kulüp başkanı Enrique Cerezo, ''Madrid'deki down sendromu vakfı ile birlikte çalışmak, kulüp ve vakıf için çok memnuniyet verici bir çalışma oldu. Bu tip aktiviteler bize olağanüstü insanların olduğunu ve tek ihtiyaçlarının birliktelik olduğunu gösteriyor. Vakfımız, toplumda tüm gençlerin öncü olması gerektiğinin bilincinde'' dedi.

Bazı futbolcular ile 20 down sendromlu çocuğun fotoğraflarının bulunduğu takvim, yardım amacıyla 3 avro 90 sentten satışa çıkarıldı.


 


Kaynak:Habertürk

Denizli'nin yerine kim geldi?

LİG TV'de yayınlanan Maraton adlı programda Mustafa Denizli'nin gidişinin ardından Şansal Büyüka ve Markus Merk'in yeni partneri belli oldu.


Türkiye Ligi tarihinin en golcü ismi olan AK Parti İstanbul Milletvekili Hakan Şükür, Spor Toto Süper Lig'in yayıncı kuruluşu Lig TV ile anlaşmaya vardı.

Mustafa Denizli'nin İran'ın Persepolis takımının başına geçmesinin ardından Maraton programında hakem yorumculuğu yapan Markus Merk'e eşlik etmesi için bir süredir arayışta olan LİG TV Yönetimi, Hakan Şükür'de karar kıldı.

LİG TV'nin resmi açıklamayı kısa süre içerisinde yapması bekleniyor.


Kaynak:Habertürk

2 Ocak 2012 Pazartesi

TFF 6 haftalık programı açıkladı

Spor Toto Süper Lig'in  19, 20, 21, 22, 23 ve 24. hafta programı açıklandı.

Karşılaşmaların programı şöyle:






Kaynak:Habertürk