2 Ocak 2012 Pazartesi

Büyüye devam! VİDEO

İşte Galatasaray'ın eski yıldızı Harry Kewell'ın şık golü


 Video için tıklayınız...


Kaynak:Habertürk

Galatasaraylılardan 'ortak' tepki!

İşte Galatasaray taraftarlarının 'ortak' bildirisi:


"Yıllardır peşinden çocuksu bir heyecanla koştuğumuz futbol topunun masumiyetini yitirerek kirlendiğini üzülerek kabul etmek zorundayız. Gönül verdikleri renkler ne olursa olsun, pek çok sporseverin de bu hayal kırıklığını paylaştığına eminiz.

Futbolda organizasyon deyince 3-5-2 / 4-3-3 gibi saha içi dizilişleri hatırlayan sıradan insanların; futbol üzerinden haksız menfaat elde etmek için şike, teşvik primi, tehdit, baskı gibi sporun ruhuna tamamen aykırı araçları defalarca kullanmış organize suç şebekelerini ve çeteci zihniyeti hâlâ savunanları anlayış ve olgunlukla karşılaması da beklenmemelidir.

Yemyeşil bir sahada, tertemiz bir topun yuvarlanması sonucu futbolun adaletinin 90 dakikaya sığdığına inananlar, savcılık makamının iddianamesini hazırladığı süreçte hiç olmazsa futbolu yönetme iddiasında olanlardan soğukkanlı ve adil bir çözüm beklediler.

Görünen o ki, gölgede kalmış ilişkilerden, kirli ezberlerden, kökleşmiş önyargılardan kurtulamayanların böyle bir niyeti hiç olmamış.

Özellikle Galatasaray Spor Kulübü’nün Fair-Play ve spor hukuku dersi niteliği taşıyan onca sağduyulu açıklama ve uyarısına rağmen, varlık nedenini unutmuş görünen Türkiye Futbol Federasyonu Yönetim Kurulu’nun sorumluluktan kaçarak, ülke futbolunu bu hale getiren “olağan şüphelilere” suçun tanımını ve cezai karşılığını soracak olması da nesiller boyu anlatılacak son kara mizah olarak örneği olarak hafızalara yerleşmiştir.

Dillerinden düşürmedikleri endüstriyel futbol teranesiyle maddi çıkarlarının zedelenmesi riskini öne sürerek futbol topunu kirletmekten çekinmeyenler bilmeli ki, maç bileti-kombine kart-lisanslı ürün-şifreli yayın için dekoder satın alarak futbol ekonomisini yaratan ve büyütenlerle, kolayca kandırabileceklerini zannettikleri futbolseverler aynı insanlardır.

Sesiyle, nefesiyle, alın teriyle, emeğiyle, helal kazancıyla gönül verdiği kulüpleri destekleyen ve ayakta tutan taraftarlardır, aptal yerine konmak istenen insanlar!

Biz insanları heyecanlandıran ve mutlu eden basit bir oyuna, bunca pisliği bulaştırmış olanlardan hesap sorulmama ihtimalini, birilerinin kulağının üzerine yatarak üç maymunu oynamasını kabul edemeyiz.

Ve buradan, futbolun tüm aktörlerine bir kez daha sesleniyoruz;

Hukukun üstünlüğüne mazeret bulmayın, minareyi çalanlara kılıf aramayın. Futbol oyununu koruyun. Çıkar hesapları içinde bir gün öyle, bir gün böyle konuşarak artık kendinizi küçük düşürmeyin. Futbolu temizleyin ama önce siz temizlenin.

Bunu yapamıyorsanız, niyetiniz ve cesaretiniz yoksa, biz de yokuz! Bunu yapamazsanız, işte o zaman dilinizden düşürmediğiniz “marka değeri”nin nasıl yerle bir olduğunu göreceksiniz… Ne kadar üflerseniz üfleyin, için için yanan bu ateşin sönmeyeceğini ve önlem alınmazsa elinizdeki pis kokan küllerin para etmeyeceğini de göreceksiniz.

Avrupa’ya hatta dünyaya meydan okuyan futbol takımları hayal eden bizlerin, UEFA ve FIFA tarafından “şikeci ülke” olarak damgalanması ve uluslararası rekabetten yıllarca dışlanması an meselesi olan Türkiye’nin içinde bulunduğu berbat açmaza duyarsız kalması beklenemez. Güzel ve yalnız ülkemize, en azından uluslararası spor arenasında hakkıyla sahip çıkması gereken herkesi de göreve çağırıyoruz.

Büyük Galatasaraylı Tevfik Fikret’in 'Hak bildiğin yolda, yalnız da olsan yürüyeceksin' sözünü hiç aklımızdan çıkarmadan, yalnız çıktığımız bu yolda bizlerle birlikte yürüyeceğinize inanıyoruz.

Fikri Hür, Vicdanı Hür, İrfanı Hür Galatasaray Taraftarları"


Kaynak:Habertürk

İstanbul'da sınıf atlayacağım!

Amrabat'ın Galatasaray aşkı bitmiyor. Galatasaray’da oynamak istediğini açıkladıktan sonra kulübü tarafından kadro dışı bırakılan, A2 takımına gönderilen genç oyuncu Hollanda basınına konuştu.


Kayserispor’la 3.5 yıllık sözleşmesi bulunan Amrabat, Hollanda’da yayın yapan Voetbal International’a yaptığı açıklamada Galatasaray forması giymeyi çok istediğini dile getirdi. Amrabat, “Beni çok istediklerini öğrendiğim andan itibaren benim için her şey çok açıktı. Böyle bir adım atmamı kimse engellememeli. Ben Kayserispor’a ve Şota Arveladze’ye şükran borçluyum, her şey çok güzeldi ama bitti. Çünkü Galatasaray’a imza atarak hem sportif, hem de maddi açıdan ileriye doğru çok büyük bir adım atmış olacağım” ifadelerini kullandı.

24 yaşındaki genç oyuncu, transferinin neden yavaş geliştiği yönündeki soruya ise şu cevabı verdi: “Galatasaray, ilk teklifini sunduktan sonra Kayserispor Başkanı görüşmelere başlamayı reddetti. Normalde bunun oyunun bir parçası olduğunu düşünürsünüz, fakat şu an bunu bilemiyorum. Galatasaray’ın ciddiyetinde bir sorun yok. Başkan Ünal Aysal’ın medyada yer alan açıklamaları beni takımda görmeyi çok arzuladıkları yönünde.”


Kaynak:Habertürk

"TFF kendi göbeğini kesecek"

Türk sporu için 2011 sarsıcı bir yoğunlukta geçti. 2012'ye "Merhaba" derken sporun ve özellikle şikeyle sarsılan Türk futbolunun nasıl bir yol alacağını en vakıf isim Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç cevapladı. İşte Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç'ın Sabah gazetesinde yer alan samimi mesajları...

Türkiye'nin gündemini 58. Madde işgal ediyor. Sizin de bu konuda görüşleriniz tartışma konusu oldu. Değerlendirir misiniz?
Bu kaos ortamı en az zararla atlatılsın diye gayret içerisindeyiz. Bu dönemde bizi zorlayan söylemediklerimizin söylenmiş gibi yazılması. Gençlik ve Spor Bakanı olarak resmi görüş açıklayamayacağımı ifade ettim. Çünkü bu konu kanun meselesi değil, TBMM'ye gelmeyecek. Bu Futbol Federasyonu'nun meselesi, TFF özerk. Federasyona bugün bir talimat vermeye kalksanız yarın UEFA'dan tenkit yazısı alırsınız. Federasyon kendi göbek bağını kendi kesecektir. Kendi sorunlarını kendisi çözecektir. Ben Gençlik ve Spor Bakanı olarak destek vermeye gayret ediyorum. Altyapı, stat ve birçok konuda destek veriyorum. Spor Toto olarak isim hakkı karşılığında Süper Lig'e 125 milyon Dolar ödüyorum. İsim karşılığı olarak galibiyete 100, beraberliğe 80, mağlubiyete 60 bin lira para ödüyorum. Yani bugün en az yayıncı kuruluş kadar Gençlik ve Spor Bakanlığı da Türk futbolunu destekleyen bir kurumdur. Sezon başında 4 büyüğün dışında kalan 14 takımın sıkıntılarının büyük olduğunu, küçük paralara ihtiyaç olduğunu tespit ettik. Yasal hak edişleri arasında böyle bir kalem olmamasına rağmen ilave reklam sözleşmeleriyle 800'er bin TL kaynak oluşturduk. Bunları Türk futbolunun ayağa kalkması için yapıyoruz.

TFF'nin 58. Madde için kongre kararı alması hakkında ne düşünüyorsunuz?
Net olarak söylüyorum; 58. Madde değişmezse bunu ben başarmış olmayacağım. 58'in değişmesi de benim başarım ya da başarısızlığım olmayacak. 58'le ilgili karar süreci tamamen TFF'ye bağlı. Birileri bunu siyaseten istismar ediyor. Yalanlarla bizi mahkum etmeye çalışanlarla mücadele edeceğiz. Patinaj yapmak yerine çözüme katkı sağlamak için çaba gösteriyoruz. Türk futbolunun bu sorunu çözmeye ihtiyacı var. TFF'nin kongre kararı doğru bir karardır. Türk futbolunun sorunlarına çözüm aranacak yer genel kuruldur.

Yangın varken kapı kapatılmaz!
Yaşanan süreçte kulüplerin sizi sık sık ziyaret etmesi eleştiri konusu oluyor?
Galatasaray Başkanı, Trabzon Başkanı, F.Bahçe Başkanvekili ziyaretime geldi, onlara da ifade ettim. Beşiktaş Başkanı aynı zamanda Kulüpler Birliği Başkanı olarak sık sık geliyor ve ona da ifade ediyorum. Her şeyden önce kulüp başkanlarının taraftara dönüp "SUS" işareti yapıp, onları sakinleştirip, sonra kendi sorunlarını konuşmaları gerekiyordu. Kulüp başkanlarının bile taraftarlıklarını bir yere bırakmaları gereken dönemdir. Eğer Türk futboluna katkı sağlanacaksa. Ben bu meseleye Gençlik ve Spor Bakanı olarak bakıyorum. Taraftar olarak bakmıyorum. Eleştiriyorlar 'Bakan kulüplerle bu kadar niye görüşüyor?' diye. Eğer herkes kendi kulübünün menfaatini korumak ile zaman geçirirse sonuç alamayız. Her taraftar kendi başkanını dinler, beni dinlemez. Kendi başkanlarının ne söylediğini dinler. Spor camiası büyük aile. Evin bahçesinde, diğer odasında yangın varsa ve sizden yardım isteniyorsa kapınızı mı kapatırsınız, çözüme katkı sağlamak için gayret mi edersiniz?

2010 ve 2012'nin telafisi şart!
Hollanda ile aynı grupta yer aldığımız 2014 Dünya Kupası Elemeleri hakkında ne düşünüyorsunuz?
Çıkamayacağımız bir grup değil ama çantada keklik bir kura da değil. Hollanda ile çekişiriz. Bu gruptan lider olarak çıkabiliriz. 2010 ve 2012'yi telafi etmemiz gerekiyor.

Abdullah Avcı'nın göreve getirilmesi ve Hiddink'in gitmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Abdullah Avcı'nın başarılı olacağına bütün kalbimle inanıyorum. Hissiyatımız takımın dilini konuşacak bir hocaydı. Sadece takımın lisanını konuşan değil, takımın gönül dilini de konuşan bir hoca Abdullah Avcı. Futbolcunun hissiyatını bilen, onların kalbine beynine girebilecek, sevgi dilini oluşturabilecek donanımı var. Kapasitesi var. Her türlü yeterlilikte bir isim. Geriye biraz moral, motivasyon ve çalışma kalıyor. Biz bu takımın her zeminde ve seferde yanında olduğumuzu ifade ettik. Her zaman yanlarındayız. Ben milli formayı giyebilecek kadar futbol oynama yeteneği olan bir Türk genci olsaydım Türk milletinin göğsünü şanla şerefle onurlandırmayı ve bayrağımızı göndere taşımayı her türlü mükafatın üzerinde tutardım. Ben bu gençlerin bunu yapacağına inanıyorum. Un var, yağ var şeker var. İyi bir usta gerekliydi. O da bulundu.

Aynı anda 16 statın yapımı başlıyor
2012'de hedefleriniz, programınız nedir?
Şunu açıkça söylemeliyim ki 2012 Gençlik ve Spor için tam bir temel atma ve tesisleşme yılı olacak. 2012'de 15-16 stadın yapımına aynı anda başlayacak. Bu yıl 720 milyon lira bütçemiz var. Biz karşılığını koyduk. Bir önceki yıla göre yatırımlara ayrılan bütçeyi %73 artırdık. Tahmini 2012 yılında inşatlara yatırımlara 500-600 milyon TL arası (16 stat bunun dışında) bir para olacak. Bunun yanı sıra yatırım hızlandırmadan yıl sonu aktaracağım miktarlar var. Akdeniz Oyunları için, işlerin tamamlanması için alacağımız ek kaynaklar var. Spor Toto teşkilatından yatırımlarda kullanmak üzere aktaracağımız kaynaklar var. Bütün imkanları yatırımlar için seferber ettik. 2012 yılı aynı zamanda benden önceki sayın bakanlarımız döneminde başlanmış olan ve yıllara yayılı olarak devam eden spor yatırımlarını hızlı bir şekilde tamamladığımız yıl olacak. 16 stadyum, 18 yüzme havuzu. 69 gençlik merkezi, 192 Kredi ve Yurtlar Kurumu bünyesinde ait 118 bin yatak kapasiteli yurt projesinin temelleri atılacak. 5 Tane Atletizm Pisti, 29 adet sentetik çim saha yapılacak. 2012'de Türkiye'de yüzme havuzu olmayan il kalmayacak. Bunu yatırım programına dahil ediyoruz. 2012'de ihaleye çıkıp, temelleri atılacak, 2013'te yılında tamamı bitmiş olacak.

Başbakanımızın gözleri parladı
Arda Turan ve Mesut Özil'le birlikte Başbakanımızı Dolmabahçe'deki ofisinde ziyaret ettik. Zaten enerjisi yüksek olan Başbakanımızın, gençlerle olunca enerji katsayısının yükseldiğini gözlemleyebiliyorum. Yaşlarını sordu. 23 ve 24 olduğunu öğrenince Sayın Başbakanımızın gözlerine ayrı bir parıltı geldi. 23-24 yaşındaki iki Türk delikanlısının dünyaya Türk markasını duyurması nedeniyle Başbakanımız iltifatlarını iletti. İki genç kardeşimiz de Başbakanımızın sağlığı ile ilgili nasıl endişelendiklerini ve dualarını ifade ettiler. "İspanya'da sahaya çıktığımızda ve attığımız her adımda Türkiye'nin, Türk milletinin ve sizin desteğinizi her zaman arkamızda hissediyoruz" sözleri Başbakanımızı çok mutlu etti. Güzel buluşmalar bunlar. Türkiye'yi en iyi şekilde temsil eden bütün evlatlarımızı kutluyorum. Onların yanlarında olduğumuzu belirtmek istiyorum.

BEŞİKTAŞ'A YENİ STAT YAKIŞIR
Temeli atılacak 16 stadın bütçesi bağımsız. Statlar için bir kuruş harcamadan yapacağız. Afyon'un temelini attık. Mersin'de temel atmaya gideceğiz. Malatya ihale sürecinde. Bu üç stadın dışında 13 tane daha yapılacak. Hepsini TOKİ ile yapacağız. Bu stadyumların toplam değeri 1.3 milyar TL'yi bulacak. Beşiktaş'ın durumu bunlardan bağımsız. Çünkü şu an bulunduğu yere yapılacak. Beşiktaş'ın modern bir stada ihtiyacı var. Yeni bir stat yakışır. Bu konuda gerekli desteği veriyorum. Oranın tarihi dokusunu da göz önüne alınarak gerekenler yapılacaktır.

ÖDÜLDE KADINA AYRIMCILIK YOK
Bakan Suat Kılıç, ödül yönetmeliği konusunda da konuştu. Herkesin başarısının olabilecek en yüksek miktarla ödüllendirilmesini isteyeceğini belirten Kılıç, "Dünya Basketbol Şampiyonası'nda ikinci olan Erkek Basketbol Takımımıza ödül verildi. Yine Avrupa ikincisi olan Bayan Basketbol takımımıza verilen ödüller var. Ancak erkekler, tarihimizde ilk defa böyle bir organizasyonda, Amerika gibi bir dünya deviyle final oynama şansı yakaladı. Kanun gereği olan ödüllerin dışında Sayın Başbakanımızın da takıma yönelik bir armağanı oldu. Bu eleştiri aldı. Gelinen noktada bayan takımımıza yönetmelik dışında ilave bir ödeme yapılamadığı için kadın-erkek farkı gibi bir bakış açısı da geliştirildi. Sporcularımız ve basından ricam moral bozacak ve bozgun çıkaracak yaklaşımları dikkate almasınlar" dedi.

ÖDÜLLERDEN KISIP DA PARAYI...
Başarı karşısında verilen ödülün, başarıya ulaşmak için harcanandan çok daha az olduğunu da ifade eden Kılıç, şöyle konuştu: "1 liralık ödüle karşı 100 liralık o ödülleri kazanmak için harcama yapılıyor. Ödüllerden kısıp da, paraları başka yerde harcamıyoruz, sporun parametrelerinde kullanıyoruz."

2020 OLİMPİYATLARI İSTANBUL'DA OLACAK
Kılıç, İstanbul'un 2020 Olimpiyat adaylığı için şöyle konuştu: "İstanbul'un 2020 Olimpiyat adaylığına Türkiye Cumhuriyeti hükümetinin tam desteği vardır. Taşın altına el konmuştur. Başbakanıyla, bakanıyla tam desteğini göstermiştir. Adaylığımızı Sayın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan açıkladı. Daha önceki gibi sembolik bir destek değil. Üzerimize düşeni yapıyor ve istiyoruz. İstanbul Olimpiyat kenti olacaktır. Başbakanımızın İstanbul'a hizmeti destansıdır. Diğer ülkelerde Gençlik Ve Spor Bakanları bile kendi Olimpiyat komitelerine destek veremezken Türkiye'nin başvurusunun altında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın imzası var. O fotoğraf karesi unutulmamalıdır. Madrid, Tokyo, Milano bu şansı kullanamamıştı. Yürekten inanıyorum, olimpiyat bizim."

SPORCULARIN SAĞLIĞI ÖNCELİKLİ KONUMUZ
Suat Kılıç, spor yapan gençlerin sağlığı ve sağlık hizmetine ulaşımının kendileri için öncelikli konulardan biri olduğunu söyledi. Bu konuda tıbbın tüm imkanlarından yararlanmaya çalıştıklarını anlatan Kılıç, "Gencecik sporcularımız çalışmalar ya da müsabakalar sırasında hayatlarını kaybediyor. Sporcu ölümlerinin önüne geçmek için arkadaşlarımız bir çalışma yürütüyor. Daha sonra çıkacak sonuca göre Sağlık Bakanlığı ile konuşup, sahaların hastanelere yakınlığı ve doktor ile ambulansın maçlarda yer alması zorunluluğunu konuşacağız. Özellikle amatörlerde bunların iyi denetlenmesi gerekiyor" diye konuştu.

ATLETİZM SALONU MART'A YETİŞECEK
9-11 Mart'ta İstanbul'da gerçekleştirilecek olan Dünya Salon Atletizm Şampiyonası için çalışmaların büyük bir hızla sürdüğünü belirten Bakan Kılıç, Ataköy Atletizm Salonu'nu hazır hale getireceklerini söyledi. Denetimlerin sürekli devam ettiğini ifade eden Kılıç, "Salon kesinlikle yetişecek. Salonu sık sık ziyaret edip yapılanları denetliyorum. Gecemizi gündüzümüze katıp salonu hazır hale getireceğiz. Olimpiyat adaylığının ortasında Atletizm Şampiyonası'nı salon yetişmediği için iptal edebilme durumu akla ziyan bir durum olurdu" dedi.


Kaynak:Habertürk

'Ben golcüyüm'

HABERTÜRK’e çok özel açıklamalarda bulunan Henri Bienvenu, “Hocam beni kanatta da oynatsa, ileri uçta da oynatsa bu golcülük özelliğimi ortaya koyacağım” dedi.

‘FUTBOL FELSEFEM KAZANMAK ÜZERİNE’
“İstatistiklerime baktığımızda asist sayımın da yüksek olduğunu görürüz ancak ben öncelikle bir golcüyüm. Bir golcü nerde oynarsa oynasın, önde de arkada da golcülük özelliklerini taşır. Hocam beni kanatta da oynatsa, ileri uçta da oynatsa bu golcülük özelliğimi ortaya koyacağım. Benim futbol felsefem kazanmak üzerine kuruludur.”

‘GOLCÜ ARANMASI BENİ MOTİVE EDİYOR’
“Takıma yeni bir golcü alınacak olması beni de motive etmiyor, aksine daha fazla mutlu, daha fazla motive oluyorum. Çünkü bunlar takımımızın, kulübümüzün iyiliği için planlanan şeyler. 2. yarıda çok fazla ve çok sık maç oynayacağız. Bu program içerisinde sakatlıklar, cezalar ve yorgunluklar mutlaka olacaktır. Dolayısıyla herkese çok ihtiyacımız olacak. Aramıza biri daha katılırsa, bu durumu motivasyonumuzu arttıracaktır.”

‘ŞUNDAN EMİN OLUN 2012 BENİM YILIM OLACAK’
“Fenerbahçe taraftarları şundan emin olsunlar. 2012 yılı Bienvenu yılı olacak. Ben bunun sözünü veriyorum. Onların yüzünün gülmesi ve mutlu olmaları için, var gücümle çalışacağım.”

‘BİZİM İÇİN HAYAL KIRIKLIĞI OLDU’
“İlk yarıyı hedeflediğimiz yerde bitiremedik. Çünkü ilk yarı sonu için kendimize koyuduğumuz hedef, tabloda lider olmak, bu liderliği de belli bir puan farkıyla yakalamaktı. Bu durum bizim için biraz hayalkırıklığı oldu. Özellikle de, benim de dahil olduğum forvet grubu içerisindeki oyuncular, çok başarılı değildik.”

‘FORMULA 1 PİSTİNDE YÜRÜYÜŞ YAPIYORUM'
“Yürümeyi çok seviyorum. Evim Formula 1 pistine çok yakın ve her sabah piste gidip orada yürüyorum. Oranın güvenlikleri de beni artık tanıyorlar, arabamı onlara bırakıp pistte yürüyüş yapıyorum.”

‘ALEX VE EMRE’YE HAYRANIM’
“Dünya genelinde favori oyuncularım Cristiano Ronaldo ve Eto’o, Fenerbahçe’de ise Alex ve Emre hayranı bir insanım. Sadece futbolculuklarını değil, diğer yönlerini de çok seviyorum. Saha içinde ve dışında, zor zamanlarda özellikle bizim gibi yaşı nispeten daha genç olan oyunculara çok fazla yardımcı oluyorlar. Takımın ve bizim bireysel olarak başarılı olabilmesi için çok büyük gayretler gösteriyorlar. Bu durum saha dışında da geçerli.”

‘ONLARA ALLAH’TAN YARDIM DİLİYORUM’
“2012 yılı için mesajım, en büyük arzum Fenerbahçe’nin şampiyon olması ve bu şampiyonlukta benim de katkımın olması. 2. olarak da en büyük dileğim, şu an tutuklu bulunan başkanımız ve yöneticilerimizin özgürlüklerine kavuşması. Onlara Allah’tan yardım diliyorum. Umarım 2012 onların senesi olur. Haksız yere içeride tutulduklarına inanıyorum. Umarım serbest kalırlar ve hayatlarına devam ederler.”

‘ANTALYA'DA KONSANTRASYON KAYBI YAŞAMIŞIM’
“Antalyaspor maçında boş kaleye kaçırdığım pozisyonda fark ettim ki ciddi bir konsantrasyon kaybı yaşıyorum. O anı tekrar tekrar izledim ve bu analizi yaptım, daha fazla konsantre olmalıyım. Çok üzüldüm o pozisyonu değerlendiremediğim için. Ancak bizler profesyonel olmalıyız ve o pozisyonlardan ders çıkararak, onlarla yaşamamalıyız. Ben de onu geçmişte bıraktım.”

‘NE DÜŞÜNDÜKLERİ HİÇ ÖNEMLİ DEĞİL’
“Fenerbahçe çok büyük bir takım ve şike ile suçlanması benim için hiçbir şey değiştirmiyor. İnsanlar neden bu kararı verdiğimi sorguluyorlar ancak insanların seçimimle ilgili ne düşündüğü benim için hiç önemli değil. Fenerbahçe çok büyük bir takım olduğu için ben buraya geldim. Futbol oynamaktan daha da öte benim için önemli olan, böylesine büyük bir ailenin içinde yer almak ve bu aileyle bir birliktelik yakalamaktı. Etrafımızda gerçekleşen olumsuz olaylar hiçbir şekilde beni etkilemiyor. Burada olmak benim için gurur verici. Bu takım ileride 4. lige de düşse, 5. lige de düşse bu büyüklük hiçbir zaman asla kaybolmayacak. Beni bu büyüklük cezbetmişti.”

HTSPOR / ÖZEL RÖPORTAJ / Necati METE


Kaynak:Habertürk

Taraftardan TFF'ye siyah çelenk!

Trabzonspor taraftarları, futboldaki şike ve teşvik iddialarına yönelik soruşturmayla başlayan süreçteki tepkilerini dile getirmek için Türkiye Futbol Federasyonu'nu binası önünde protesto gösterisi düzenledi.

TFF'nin İstinye'de bulunan binası önünde toplanan yaklaşık 2 bin kişilik grup, pankartlar ve sloganlarla TFF yönetimini protesto ederlerken, bina önünde bir süre horon oynadı.

İstanbul Trabzonsporlular Platformu Başkanı Ali Uzunay ve Kızılay eski Başkanı Tekin Küçükali, TFF binası önüne, üzerinde ''Temiz lig istiyoruz'' yazılı bir siyah çelenk bıraktı.

Ali Uzunay, basın mensuplarına yaptığı açıklamada, Trabzonsporluların temiz lig, hak ve adalet için yürüdüğünü vurgulayarak, ''Defalarca hakkı gasp edilmiş, hayat alanı daraltılmış ve buna rağmen bir gün olsun başını öne eğmemiş, onurlu, azimli ve inatçı bir camianın temsilcileriyiz. Futbolun sadece ve sadece sonucu sahada belirlenen bir oyun olmasını istiyoruz'' dedi.

''Türk futbolunu iyileştirme, temizleme ve fair-play ruhu ile donatma sorumluluğu taşıyan kurumların, bazı camiaların hizmetine girmiş olmasını kabullenemiyor, elimizde bu kadar belge ve kanıt varken kaybedilen zamana da tahammül edemiyoruz'' ifadelerini kullanan Uzunay, ''Bu federasyon binasında yaşayan, hayatını bizlerin futbol sevgisi üzerinde sürdürenlerin, futbola, hayata ve futbol camiasına bakış açılarını, ahlak seviyelerini okudukça, gördükçe, önce üzülüyor, sonra sinirleniyoruz. Ortayla çıkan çıplak gerçekler göstermektedir ki, Türk futbolu hiç bu kadar kirletilmemişti. Logosu üzerinde Türk bayrağı bulunan bir kuruma karşı durmak, önünde ona meydan okumak bize zor geliyor. Ama bize bu gücü ve hakkı veren, eli kirli, ruhu ve vicdanı bulunmayan, baktığı her şeyi para görenleri buradan temizleme hevesidir'' diye konuştu.

"58. MADDE TÜRK FUTBOLUNUN NAMUSUDUR"
Futbol Disiplin Talimatnamesi'nin şike yapan kulüplere verilen cezaları belirleyen 58. maddesinin değiştirilmesine yönelik çalışmalara da tepki gösteren Uzunay, ''58. madde, Türk futbolunun namusudur ve değiştirilemez. Spor kulüpleri, özellikle de Anadolu'daki spor kulüplerinin yönetici ve başkanları şunu çok iyi bilmelidirler ki, kulüplerinizin sahipleri Türk futbolseverleridir. 58. maddenin değişimine onay veremezsiniz. Şikecilerle işbirliği yapamazsınız, yapmamalısınız'' dedi.

Trabzonspor Kulübü Başkanı Sadri Şener'in yeniden Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu'na (PFDK) sevk edilmesini sert bir dille eleştiren Uzunay, ''Her maç kendisine küfür edenlere tek kelime cevap vermeyen Trabzonspor taraftarını cezalandırdınız. Gerçek ahlaksızları duymazlıktan geldiniz. Ekranlarda ağlayan ve yalanlarıyla sizleri itham edenlerin önünde diz çöktünüz. Hakkını arayan Trabzonspor Kulübü Başkanı Sadri Şener'e de her Allah'ın günü ceza vermek hevesindesiniz. Bütün karar alıcılar iyi bilmelidir ki, oynanan her türlü haksız oyunu bozmaya gücümüz vardır ve bu gücü adalet yerin buluncaya kadar kullanacağız'' şeklinde konuştu.

GALATASARAYLILAR'DAN DESTEK
Trabzonspor taraftarlarının TFF binası önüne yaptığı protesto gösterisine Galatasaraylılardan da destek geldi.
TFF önüne gelen yaklaşık 30 kişilik Galatasaray taraftar grubu, Trabzonspor taraftarlarına destek verdiler.

GENİŞ GÜVENLİK ÖNLEMLERİ
TFF'nin İstinye'deki binası önündeki protesto gösterisi sırasında, güvenlik güçleri geniş önlem aldı. Çevrede olası taşkınlıklara karşı tertibat alan polis, protestocu grubu çember içinde tuttu. Taraftarlar, gösterinin ardından olaysız bir şekilde dağıldılar.


TRABZON'DA YÜRÜYÜŞ DÜZENLEDİLER
Trabzonspor Taraftarlar Derneği Başkanı Bekir Kodalak, ''Elimizden şikeyle, teşvikle alınan lig şampiyonluğu, UEFA'nın yaptığı gibi gerçek sahibine teslim edilmelidir'' dedi.

Bordo-mavili binlerce taraftar, Trabzon'un Uzunsokak girişinde toplanarak, ellerinde bordo-mavili bayrak ve kaşkollarla, çeşitli sloganlar atarak, Kahramanmaraş Caddesi'nden Atatürk Alanı'na geldi.

Burada vatandaşlara hitaben bir konuşma yapan Kodalak, 3 Temmuz sabahında Türk futbolunda şike ve bahis olaylarının gündeme geldiğini ifade ederek, ''Tüm Türkiye ve bizler 82 puan ile neden şampiyon olamadığımızı ibretle öğrendik'' diye konuştu.


Kodalak, Trabzonspor'un şampiyonluğunun gasp edildiğini ileri sürerek, şunları söyledi:
''Bu olaylardan sonra Türk futbolunu, şike ve teşvik yapanlar ile bunları yapanların, takımlarını kurtarmak için nasıl katledildiğine şahit oluyoruz ama artık yeter. Türk futbolu tek bir takımdan ibaret değildir. Elimizden şikeyle, teşvikle alınan lig şampiyonluğu, UEFA'nın yaptığı gibi gerçek sahibine teslim edilmelidir. Şampiyonluğun ruhu zaten bu alanlardadır, geriye kalan tenekesini de hemen şimdi istiyoruz.''

Taraftarlar daha sonra Atatürk Alanı'ndan olaysız şekilde ayrıldı.


Kaynak:Habertürk

1 Ocak 2012 Pazar

G.Saray-Trabzon'a cevap!

Ligin ikinci yarısının hazırlıklarını Antalya Belek'te sürdüren kırmızı-siyahlı takımın kampını ziyaret eden ve yeni yıla takımla birlikte giren kulüp başkanı Cavcav, açıklamalarda bulundu.

2012 yılının Türk futboluna ve kulüplere hayırlı olması temennisinde bulunan Cavcav, yeni yılda kulüplerin akıl ve mantık ile ortak yolda birleşip, Futbol Federasyonuyla beraber iyi kararlar alınmasını ümit ettiğini kaydetti.

Galatasaray ve Trabzonspor'un Kulüpler Birliği'nden çekilecekleri yönündeki açıklamalarını değerlendiren Cavcav, ''Kulüpler Birliği'ni evvela kuran insan benim. Kulüpler Birliği'ni kurduğumuz zaman Galatasaray, Beşiktaş, Fenerbahçe ve Trabzonspor da yoktu'' dedi.

''Biz bir bütünüz. Birlik ve beraberliğimizin olması lazım'' diyen Cavcav, şöyle devam etti:

''Ancak ben de üzüntüyle ifade edeyim, gerek Galatasaray'ın gerek Trabzonspor'un Kulüpler Birliği'nden çekilmesi şeklindeki beyanatlarını hayret ve üzüntüyle okudum. Eğer bu iki güzide kulübün böyle niyetleri varsa, geride kalan 16 kulüp var, bence hiç mahsuru yok. Onlar Kulüpler Birliği'nden ayrılırlar.

Kulüpler Birliği bir vakıftır. Vakıf olarak havuza iştirak eden bu kulüplerin böyle bir düşünceleri varsa, 2012 yılında Galatasaray ve Trabzonspor her hafta kendi aralarında maç oynarlar. Biz de liglerimizin içine almayız. O iş öyle, 'katılmayız, şunu yaparız bunu yaparız' demekle, böyle büyük camiaların öncülük edeceği yerde millete böyle gözdağı vermekle olmaz. En kötü, Kulüpler Birliği Anadolu'dan teşekkül eden bir topluluktur, olmazsa özümüze döneriz. Özellikle lokomotif durumunda olan bu değerli kulüplerimizin bu olayları millete gözdağı vererek değil, öncülük yaparak aklıselim hareket etmeleriyle Türk futbolu bir huzura kavuşur.''

Cavcav, kırmızı-siyahlı takımın ligdeki durumuna ilişkin olarak ise, ''Genç bir kadromuz var. Birinci devre ligi ilk 5 içerisinde bitirdik. Hakikaten beklediğimizin üstünde bir yer oldu. İkinci devre yaptığımız ara transferlerle daha güçlendik. Hedefimizin mutlaka play-off'a kalmak olduğunu açık yüreklilikle söylüyorum'' ifadelerini kullandı.


Kaynak:Habertürk

Tarihi çalım mı?

Galatasaray, ezeli rakibi Fenerbahçe’ye ‘tarihi’ bir çalım atmak için el altından çalışıyor.

Sarı-Lacivertli yönetimin, Eskişehirspor ile anlaşmasına karşın, oyuncusu Alper Potuk’un kendisine yapılan yıllık yaklaşık 750 bin Euro’luk teklifi reddederek, 1 milyon 200 bin Euro istemesinin altında yatan nedenin Cimbom olduğu ileri sürüldü.

Kırmızı-Siyahlı oyuncu için F.Bahçe, Es Es yönetimi ile bonservis için 5 milyon Euro’da anlaşma sağladı. Ancak bir türlü Alper’i ikna edemedi. Alper Potuk için Sarı-Kırmızılı takımın da devrede olduğu ve bu oyuncunun bonservisi için Eskişehir yönetimine bonservis bedeli olarak 3 milyon Euro’nun yanı sıra, bir de oyuncu verme teklifinde bulunduğu öğrenildi.

Eskişehirspor’un ise ilk etapta bu rakamı kabul etmediği ve F.Bahçe’den aldıkları 5 milyon Euro’dan aşağıya inmeyeceklerini bildirdikleri ifade edildi. G.Saray’ın, Alper için pazarlıkları sürdürdüğü ve fiyatı aşağıya çekebilirse, transferi bitireceği ileri sürüldü.


HTSPOR / Erhan TELLİ


Kaynak:Habertürk

Topa tutarlar!

Beşiktaş’ta 1 numaralı teknik direktörün Tayfur Havutçu olduğu her platformda dile getirildi, Carlos Carvalhal’in vekaleten görevde olduğu sürekli söylendi.

Havutçu’nun tahliyesi sonrası ise yönetim önemli bir kararı imza atıp Tayfur Hoca’yı, başkan Yıldırım Demirören’in deyimiyle “Futbolun CEO’luğuna” yani futbol genel direktörlüğüne getirdi. Bu bilinen bir gerçek. Gelelim olayın perde arkasına... Tayfur Havutçu’yu tüm spor kamuoyu beyfendiliği ile bilir. Önemli bir kişiliktir. Ve bu beyfendi kişilik beyfendiliğine yakışır bir hareket sergilemiş, egosunu bir kenara bırakıp Beşiktaş’ın başarısı için hareket etmiştir. Tahliyesi sonrası yaşanan sıcak gelişmeler ise şöyle..

Hatırlanacağı gibi Demirören ve yöneticilerin hepsi Tayfur Havutçu’nun biraz dinlendikten sonra istediği zaman göreve başlayabileceğini söylemişti. Başkanın evinde bir zirve gerçekleşti. Demirören, Tayfur Havutçu ile yaptığı zirvede artı ve eksileri sıralayıp “Seni hepimiz takımın başında istiyoruz. Ancak şunu da unutmamak gerekir ki takım iyi gidiyor. Olası bir yenilgide topa tutarlar, hem sen hem bizler tepki alırız. Hepimiz biteriz” dedi.

Başkanın düşüncesine hak verene Havutçu ise “Başkanım zaten şu anda takım iyi gidiyor. Carlos Carvalhal başarılı. Burada önemli olan takımın durumu. İşleyen bir düzeni bozmak istemem” diye konuştu. Bunun sonucunda da Havutçu’nun futbol genel direktörlüğüne getirildi.

Saygıdan sahaya adımını atmıyor!
Beşiktaş’ın başarısına öncelik veren Tayfur Havutçu, futbol genel direktörlüğüne getirilmesinin ardından tam bir Beşiktaşlı duruşu sergiliyor. Havutçu takımın ve Carlos Carvalhal’in motivasyonunu bozmamak için antrenmanları bile sahadan izlemiyor. Havutçu, futbolun patronu olmasına rağmen bunu mümkün olduğu kadar takıma yansıtmıyor. Tayfur Havutçu’nun bu nedenle Ümraniye Nevzat Demir Tesislerinde başlayan ikinci yarı hazırlıklarında şimdiye kadar sahaya çıkmadı ve hep odasında çalıştı. Genç teknik adam zaman zaman içeriden antrenmanları izledi.

HTSPOR / Meriç MÜLDÜR


Kaynak:Habertürk

Aziz Yıldırım'ı unutmadılar

Fenerbahçe ve Aziz Yıldırım lehine sloganlar atan taraftarlar, yağmura rağmen gecenin ilerleyen saatlerine kadar cezaevi önünde bekledi. 

Sık sık tezahürratlarda bulunan taraftarlar, yeni yılın ilk dakikalarında coşkuyu daha da artırdı. Meşale yakan taraftarlar, geriye saydıktan sonra yeni yıla girmenin mutluluğunu yaşadı.

Öte yandan, Aziz Yıldırım'ın avukatı Faik Işık da Yıldırım'ı cezaevinde ziyaret etti. Ziyaret sonrası Cihan Haber Ajansı'nın sorularını cevaplayan Işık, Aziz Yıldırım'ın moralinin iyi olduğunu belirterek, "Aziz bey herkesin yeni yılını kutluyor, hastalara şifa diliyor, tutsaklara özgürlük." dedi.


Kaynak:Habertürk