1 Kasım 2010 Pazartesi

Sakatlar kervanına Oliç'de katıldı!

Kulüpten yapılan açıklamada, 31 yaşındaki Hırvat futbolcunun dizinden sakat olduğu, gelecek hafta ABD'ye giderek burada ameliyat edileceği bildirildi.

Bayern Münih'te Arjen Robben, Franck Ribery ve Miroslav Klose sakatlıkları nedeniyle forma giyemiyor.


Kaynak:Habertürk

''Kalbimin sesini dinledim''

Mehmet, Kicker dergisine verdiği röportajda, ''Türkiye'den yana karar vermenizin sebebi nedir?'' şeklindeki bir soruya karşılık, ''Herşeyi düşündükten sonra kalbimin sesini dinledim. Çok zor bir karardı'' dedi.

Türkiye'nin kendisine büyük ilgi gösterdiğini, teknik direktör Guus Hiddink'in kendisini çok kez aradığını ve teknik kadronun da kendisi ile görüşmek için Almanya'ya geldiğini anlatan Mehmet, ''Hiddink size nasıl bir perspektif sundu?'' sorusuna ''Sonuçta önemli olan performanstır. Bu, Alman milli takımında olduğu gibi Türk milli takımında da farklı değil'' cevabını verdi.

Bundesliga'da oynayan Türk milli futbolcular Nuri Şahin ve Hamit Altıntop'tan tavsiye almadığını belirten Mehmet, kararı kendisinin verdiğini, anne ve babasının kendisini desteklediğini, ancak etkilemeye çalışmadığını kaydetti.

Büyük bir olasılıkla Türkiye'nin bu ay Hollanda ile yapacağı maçta ilk kez Türk Milli Futbol Takımında yer alacağını ifade eden Mehmet, lisansını zamanında alması durumunda bu maçta forma giyebileceğini söyledi.

Alman Futbol Federasyonu'nun (DFB), kendisinin verdiği bu karara saygı duyduğunu ve kariyerinde başarılar dilediğini ifade eden Mehmet, kendisini uzun yıllardan bu yana desteklediği için DFB'ye teşekkür etti.

Mehmet, Türk Milli Takımı'nı seçebilecek durumda olan takım arkadaşı İlkay Gündoğan'ın da kendisine şans dilediğini belirtti.

Ligde 2 hafta sonra Bayern Münih'e karşı oynayacaklarının hatırlatılması üzerine de Mehmet, bunun özel bir durum olduğunu, bu maçta iyi oynayıp kendisini göstermek istediğini, Bayern Münih'li yetkililerin kendisini yoğun bir şekilde izlediğini ve gelişmesini takip ettiklerini bildiğini sözlerine ekledi.

FC Nürnberg'in bu sezon Bayern Münih'ten kiraladığı Mehmet'in, Bayern Münih ile 2012 yılına kadar sözleşmesi bulunuyor. FC Nürnberg'in hafta sonunda deplasmanda Werder Bremen'i 3-2 yendiği maçta Mehmet 1, İlkay da 2 gol atmıştı.


Kaynak:Habertürk

Kocaman büyük şans!

Özer, Futbol Federasyonu'nun resmi yayın organı Tam Saha Dergisi'nin kasım ayı sayısında yer alan röportajında, kendisine forma şansı veren, özgüven yükleyen ve kişisel gelişimine katkıda bulunan kişinin Aykut Kocaman olduğunu ifade ederek, ''Bu sene onunla birlikte beşinci sezonumu geçiriyorum. Fenerbahçe'ye gelirken şüphesiz Aykut hocanın çok etkisi oldu. Sonuçta benim gelişimimi en iyi bilen kişi oydu. Onu dinleyerek ve onun önerdiklerini yaparak bu gelişimi gösterdiğimi söyleyebilirim. Benim için Fenerbahçe'de tekrar onunla birlikte çalışabilmek büyük bir şans. Hatta bulunmaz bir nimet diyebilirim'' şeklinde konuştu.

Aykut Kocaman'a övgüler yağdıran Özer, ''Aykut hocanın yüzüne baktığın zaman dürüst olduğunu anlıyorsun. Ancak bazen ona bakarken veya hoca konuşurken ben bile korkuyorum. Teknik adamlık kısmına gelirsek, bizden ayağa pas yapmamızı, oyunu rakip sahaya yıkmamızı ve yeteneklerimizi orada bir araya getirip oynamamızı istiyor. Sezon ilerledikçe bu konuda daha iyi olacağımızı düşünüyorum. Çünkü takım olarak henüz o kıvama gelmedik. İnşallah ileride ben de Aykut hoca gibi olurum'' dedi.

''HENÜZ YÜZDE 50'SİNİ GÖSTEREMEDİM''
Ankaraspor'da forma giyerken takım olarak iyi bir çıkış yakaladıklarını, bu durumun kendi performansına da olumlu yansıdığını dile getiren Özer, şöyle devam etti:

''Bunun üzerine, kulübüme benimle ilgili birçok teklif geldi. Ancak Fenerbahçe'nin ödediği bonservis bedelinin üzerine çıkabilen kulüp olmadı. Sonuçta gülen taraf Fenerbahçe oldu. Doğru bir karar verdiğimi düşünüyorum ve takımımda mutluyum. Ankaraspor'da sergilediğim performansın henüz yüzde 50'sini Fenerbahçe'de göstermiş değilim. Bu da geçen sezon başında ve sonunda geçirdiğim ameliyatlardan kaynaklandı. Sakatlıklar yüzünden kendimi tam olarak göstermeye fırsatım olmadı. Bir futbolcu ikili mücadeleye girerken, (Acaba omzumda bir ağrı olacak mı?) diye düşünürse ya da depar atarken ayağına bıçak saplanıyor gibi olursa, tabii ki verimi düşer. Ben daha önce bu tarz sakatlıkları hiç yaşamamıştım. Fenerbahçe'deki ilk yılımda, üstelik bir sürü insan benden çok şey beklerken başıma ilk defa böyle bir şanssızlık geldi.''

Fenerbahçe'deki oyun tarzının daha özverili olmayı gerektirdiğini anlatan Özer, ''Her ne kadar çağdaş futbolda yeri olmasa da bir takımda en fazla 1-2 oyuncu takım savunmasından eksik kalabilir. Buna üçüncü veya dördüncüyü katamazsınız. Ankaraspor'dayken arkadaşlarım benim yerime koşup, mücadele ediyordu. Böylelikle ben daha diri kalıyor ve topları daha etkili kullanabiliyordum. Yeteneklerimi orada daha fazla gözler önüne serebiliyordum. Bunu Fenerbahçe'de de zaman zaman gerçekleştirdim. Ama bahsettiğim nedenlerden ötürü bunun sürekliliği olmadı'' ifadelerini kullandı.

''BİR YERİMİ BİLSEM, ORAYI BELLESEM''
Özer, değişik mevkilerde görev aldığının hatırlatılması üzerine de, şunları söyledi:

''Altyapıdan gelen bir eğitim meselesi bu. Eğer biraz yetenekliysen ve bunu takım oyunu içerisinde kullanabiliyorsan, birçok pozisyonda oynayabilirsin. Takımı ve arkadaşlarını iyi tanıman da gerekli. Peki, bir oyuncunun birden fazla mevkide oynaması her zaman iyi mi? Bazen değil. Bazen kendime (Bir yerimi bilsem, orayı bellesem) diyorum. Sonuçta her pozisyon ayrı bir konsantrasyon gerektiriyor. Arkanda ve yanında oynayan futbolcuya göre kendini ayarlaman gerek. Mesela sağ açıkta olduğum zaman Gökhan ağabeye göre oynamam gerekiyor. Sağ ve sol bekte kim varsa ona göre pozisyon almak durumundayım. İster açık, ister orta saha, isterse forvet arkası olsun, sahanın içinde olduğum sürece mutluyum. Her zaman elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışırım. Ama en verimli olduğum pozisyon sağ açık. Bunu Aykut hoca da biliyor. Bir pozisyonda sürekli oynadığın takdirde en üst noktaya çıkabilirsin diye düşünüyorum.''

''ALEX GİBİ BİR KAPTAN OLMAK İSTERİM''
Özer Hurmacı, Fenerbahçe Kaptanı Alex ile ilgili bir soruya da şöyle yanıt verdi:
''Bence yetenekli futbolcuları bir kenara ayırdığımızda, onların içinde Alex'i de ayrı bir yere koymalıyız. Çünkü çoğu futbolcu onun gibi oynayamaz. 20 dakika boyunca benim ayağıma top gelmediği zaman sabırsızlanırım; belki de oyundan soğurum. Ama o öyle değil. Ayağına uzun süre top değmese bile ilk dokunuşunda gol atabiliyor. 33 yaşında ve çok iyi bir profesyonel. Onun iş disiplinini ve yaptığı kaptanlığı çok beğeniyorum. İnşallah ben de onun gibi bir kaptan olabilirim. Bizimle birlikteyken ondan kapabildiğimiz kadar çok şey kapmalıyız. Bizimkisi tam bir usta-çırak ilişkisi değil. Birkaç kez beraber serbest atış çalışmıştık. Ayrıca, bazen Alex'le birlikte oynadığımız zaman yer değiştiriyoruz. Bu da rakibin kafasını karıştırıyor. Onun gibi bir 10 numara ile oynadığım zaman benim futboluma da katkı yapılmış oluyor.''

DAUM YORUMU
Geçen sezon sakatlık ve başka nedenlerle çok fazla oynama fırsatı bulamadığının hatırlatılması üzerine Özer, şunları söyledi:

''Geçtiğimiz sezonun başında yeni hocamız Christoph Daum göreve gelmişti. Onun gözüne girmek 60 katlı bir plazanın en üst katına merdivenle çıkmak gibi bir şeydi. Bunu başarabildiğim için kendimle gurur duyuyorum. Kendimi ona göstermek oldukça zor oldu ama sonra öyle beğendi ki, bana omzum yırtık halde bile forma verdi. Bundan dolayı özgüvenim çok yükseldi fakat Bursaspor maçında omzum çıkınca performansım bir hayli geri gitti. Bazı maçlarda iyi oynayıp hem gol attım hem de attırdım. Yine de istediğim düzeye ulaşamadım. Neler yapabileceğimi herkese göstermiş olsam da bunun devamlılığı olması gerekiyor. Performansımı bütün sezona yaymak istiyorum. İki maç iyi oynayıp daha sonra 6 maç yatan futbolculardan biri olmayı hiçbir zaman istemem.''

Özer, milli takımın Avrupa Şampiyonası elemelerindeki şansıyla ilgili olarak da, ''Maç maç düşünmemiz gerekiyor. En önemlisi bu. O zaman önümüzdeki her rakibi yenebilecek güçteyiz. O zamanki aday kadronun havasına da bağlı bir durum olsa da Almanya'yı Türkiye'de oynayacağımız maçta yeneceğimize inanıyorum. Hem kendime hem de takım arkadaşlarıma bu konuda güveniyorum. Yeter ki Azerbaycan gibi başka kayıplarımız olmasın. Son maçlara kadar Almanya ile kafa kafaya getirdiğiniz zaman, onlar da Türkiye'ye korkarak gelecektir. Grup birinciliği de ikinciliği de olasılık dahilinde'' yorumunu yaptı.

Hiddink'in takımın başında olmasını kendisi için büyük bir avantaj olarak gördüğünü anlatan Özer, ''Bence ülkemizin onun gibi birisine ihtiyacı vardı. Hem tecrübeli hem bazı konuları aşmış, eleştiriler yoğunlaşsa bile bunları kafaya takmayacak bir insan olduğu için böyle düşünüyorum. Onun sistemini iki maçta oturtmasını beklememeliyiz. 1 yıllık süreç içinde daha mantıklı yorumlar yapılabileceğini düşünüyorum'' dedi.

ROBERTO CARLOS İLE ANISI

Özer, Fenerbahçe'nin eski futbolcusu Roberto Carlos ile ilgili bir anısını da anlattı. Roberto Carlos'un Real Madrid'de oynadığı dönemde yatağının üzerinde posterinin asılı olduğunu ifade eden Özer, ''Bir Ankaraspor-Fenerbahçe maçında kendisiyle tartıştım. Bana sinirli şekilde bir şeyler söyleyince ben de bizim Brezilyalı futbolculardan öğrendiğim birkaç Portekizce kötü sözlerle karşılık verdim. Tabii çok şaşırdı. Aradan 6 ay geçmeden Fenerbahçe'ye transfer oldum. Ayağımdan ameliyat olduktan sonra bir gün tedavi odasında yatıyorum. Roberto Carlos'la henüz tanışmamışız. Odaya geldi, bana inanılmaz sıcak davrandı. (Hele bir iyileş, senin kulaklarını çekeceğim) dedi. Sonra kendisiyle konuştum, (Maç içinde böyle şeyler olur, normal) dedi. Daha sonra kendi kendime dedim ki, (Odamda posteri asılı adama neler söyledim. Bana hiç yakışmadı). Real Madrid'de 10 yıl oynayan bir Türk futbolcusu böyle mütevazı olabilir miydi acaba?'' diyerek sözlerini tamamladı.


Kaynak:Habertürk

Porto hazırlıkları başladı!

BJK Nevzat Demir Tesisleri'ndeki antrenmanda, Sivasspor maçında forma giyen oyuncular takım halinde yapılan koşuların ardından antrenmanı tamamlarken, diğer oyuncular ise önce pas, daha sonra dar alanda kontrollü pas çalışması yaptı. Çift kalede yapılan taktik çalışmaların ardından şut çalışmasıyla antrenman sona erdi.

Tedavilerine devam edilen Ekrem Dağ, İbrahim Üzülmez, Bobo, Cenk Gönen ve Sivok antrenmana katılmadı. Nobre, Ferrari ve Quaresma ise takımla birlikte koştu, ancak top çalışmalarında yer almadı.

Kulüp doktoru Devrim Urgun, Bobo'da bel spazmı olduğunu, İbrahim Üzülmez'in ise sol ayak bileğinde ödem meydana geldiğini söyledi. Urgun ayrıca, Tomas Sivok'un İstanbul'da kontrolden geçeceğini belirtti.


Kaynak:Habertürk

Kartal'a İtalyan hakem!

Porto ile Beşiktaş arasında 4 Kasım Perşembe günü TSİ 22.05'te Dragao Stadı'nda oynanacak maçta Tagliavento'nun yardımcılıklarını Massimiliano Grilli ve Gianluca Cariolato yapacak. Carmine Russo'nun 4. hakem olarak görev alacağı mücadelede ilave yardımcı hakemlik görevini Christian Brighi ve Gabriele Gava üstlenecek.


Kaynak:Habertürk

Bir kötü haber de Gökhan'dan!

Teknik direktör Aykut Kocaman yönetiminde Fenerbahçe Can Bartu Tesisleri'nde gerçekleştirilen ve 1,5 saat süren antrenmanda sarı-lacivertiler, isabetli pas ve dayanıklılık çalışmalarının ardından yarı sahada çift kale maç oynadı.

Andre Santos ve Caner, antrenman sırasında yaşadıkları sakatlıklarla teknik heyeti korkuturken, iki futbolcu da sağlık ekibinin yaptığı kontrollerin ardından çalışmaya devam ettiler.

GÖKHAN GÖNÜL'DE YIRTIK VAR
Bursaspor maçının ardından sol üst adalesinde yırtık tespit edilen Gökhan Gönül'ün tedavisine başlandı.

Sarı-lacivertlilerin antrenmanına tedavisi süren Gökhan Gönül'ün yanı sıra, sakatlıkları nedeniyle tedavilerine devam edilen İlhan, Niang ve Özer katılmadı.

Güiza, Dia ve Selçuk ise bireysel futbolcu antrenörü Dolu Aslan yönetiminde sahada takımdan ayrı koşu yaptı.

Fenerbahçe, Eskişehirspor maçının hazırlıklarını yarın akşam yapacağı antrenmanla sürdürecek.

Öte yandan, teknik adamlıkta Pro lisans alabilmek için çalışmalarını sürdüren sarı-lacivertli ekibin eski futbolcusu Elvir Baliç bugünkü çalışmayı da takip etti.


Kaynak:Habertürk

''Yorum yapanlara kulak asmıyorum''

Hakan Arıkan, Futbol Federasyonu'nun resmi yayın organı Tam Saha Dergisi'nin Kasım ayı sayısında yer alan röportajında, kendisi için yapılan eleştirilerle ilgili, şu değerlendirmeyi yaptı:
''Futbolu bildiğini zannederek yorum yapanlara pek kulak vermiyorum. Sadece kendimi dinliyorum. Benim düşünceme göre hata yapmak her zaman olabilecek bir şey. Hatasız bir insan olabileceğini düşünmüyorum. Sonuçta hiçbirimiz peygamber değiliz. Bundan iki ay önce ben Beşiktaş'ta 1 numaraydım. Maçların genelinde iyi oynamama rağmen bir-iki hata yapıyordum. Bu hatalarla beni yargılama görevi onlara düşmez. Beni yargılayacak kişiler, o görevi bana veren insanlardır. Geride kalanlar boşu boşuna konuşmuş olur. Antalyaspor maçında bir gol yedim, ondan sonra beni yerden yere vurdular. Maçın yüzde 98'lik kısmında başarılıyım. Attığım 20 pasın 19'u isabetli. Bunu neden kimse görmüyor? Ya Trabzonspor maçında kurtardığım dört tane karşı karşıya pozisyon...''

''İNSANLARIN İŞİ ASLINDA FUTBOL DEĞİL''
''Hiçbir şekilde ne gazetede yazılanları okurum ne de televizyon izlerim. Türkiye'de herkes polemik yaratmaya çalışıyor. İnsanların işi o aslında, futbol değil'' diyen Hakan, kendisine yönelik eleştirilen topu oyuna iyi sokmadığı yönünde olduğunun hatırlatılması üzerine, ''O topu sektirdiğimden beri 4 yıl geçmiş. Hala insanlar beni tek bir maçla yargılıyor. İlk geldiğim sezondan bahsediyorlar. İşte bu geri kafalılıktır. İlerlememenin sebebidir. Kıt beyinli insanların işidir. Biraz sert konuştum belki ama durum böyle. Kesinlikle bu eleştirilere katılmıyorum. Gol yemeyeceğim diye bir şey yok. Ben, bundan sonra da hata yapacağım. Medyadan hangi arkadaşımız (Ben hata yapmayacağım) diye garanti verebilir? Veremez. Ben de onlara garanti veremem'' dedi.

Hakan, destek aldığı birilerinin bulunup bulunmadığı sorusuna, ''Sadece ailem diyebileceğim kişiler bana destek çıktı. Burada ailem derken illa akrabalık bağından söz etmiyorum. Ailem kadar yakın olarak gördüğüm kişileri de buraya dahil edebiliriz. Zaten çok dışa dönük bir insan değilim. Sadece kendi kurduğum düzen içerisinde yaşamayı seviyorum'' yanıtını verdi.

''RÜŞTÜ AĞABEY BİR MARKADIR'
'
Bu sezon Beşiktaş'ta 3 iyi kalecinin bulunduğunun belirtilmesi üzerine Hakan, ''Rüştü ağabey bir markadır. Hani (Formasını koysanız oynar) diye bir laf vardır ya, onun için söylenmiş gibi. Cenk'i Denizlispor'dan ilk geldiği dönemde çok iyi tanımıyordum. Onu tanıdıkça hem karakteriyle hem de performansıyla takımdaki rekabet ortamını artıracak beceride olduğunu anladım. Cenk'i görünce, ben de kendimi hep formda tutmam gerektiğine olan inancımı pekiştiriyorum. Ayrıca kişilik olarak da çok iyi bir insan. İnşallah Beşiktaş'a uzun yıllar hizmet eder'' dedi.

Hakan Arıkan, teknik direktör Bernd Schuster, Guti ve Quaresma ile ilgili de şu yorumda bulundu:
''Schuster'in saha içinde bizlerle çok iyi bir diyaloğu var. Maç öncesi konuşmalarıyla da bizlere müthiş bir güven veriyor. Guti'yi aslında konuşmaya bile gerek yok. Onun için sahadaki orkestra şefi diyebiliriz. Onun yanı sıra çok büyük bir görev üstlenen Fabian Ernst de var. Sonra Mehmet Aurelio geliyor. Quaresma için ben her zaman (Afacan çocuk) diyorum. Ne zaman ne yapacağı hiç belli olmuyor. Bir bakmışsınız yanımızda, bir bakmışsınız rakip kalede gol arıyor. Topla istediği her şeyi yapabilen bir oyuncu. Yeter ki istesin. Bazen Quaresma topu ayağına aldığında karşı kalede bir tehlike yaşanacağını ya da gol olacağını ben kaledeyken bile hissedebiliyorum. Takımda adaptasyon konusuna gelirsek, ilk gelen Quaresma'ydı. İlk geldiğinde biraz daha soğuk ve kasıntı birisini görmeyi bekliyorduk. Sonuçta dünyanın sayılı takımlarında oynamış bir isim aramıza katılmıştı. Böyle düşünmemiz normal, çünkü Türkiye'de böyle alışmışız! Ama beklediğimiz olmadı. Şu an her türlü şekilde şakalaşıyoruz. Her türlü aktivitede diğer futbolcularla birlikte oluyor. Guti ise geldiği ilk günden itibaren sanki 10 yıldır birlikte olduğumuz bir ağabey gibiydi.''

Kendisini en fazla tedirgin eden forvet olarak takım arkadaşı Bobo'yu gösteren Hakan, milli takımın 2012 Avrupa Şampiyonası grup elemelerindeki şansıyla ilgili, ''Almanya'nın formasını sahaya koysan Dünya Kupası ve Avrupa şampiyonalarında yarı final oynuyor. Bu bir gerçek. Almanya her zaman güçlü bir futbol ülkesi olmuştur. Ancak biz de takım olarak çok tehlikeliyiz. Ne zaman ne yapacağımız hiç belli olmuyor. En büyük mücadeleyi Almanya ile vereceğimizi düşünüyorum. Çok kaliteli bir takımımız var. Finallere gitme şansımızı yüksek görüyorum. İnşallah 2014 Dünya Kupası'nda da olacağız. Milli takımlar düzeyinde çok büyük başarılara imza atacağımıza inanıyorum'' ifadelerini kullandı.


Kaynak:Habertürk

Porto yedek çıkacak!

Porto-Beşiktaş maçıyla ilgili Portekiz basınında yapılan yorumlarda, Porto Teknik Direktörü Andre Villas Boas'ın yedeklere şans vererek, farklı bir 11 sahaya süreceği iddia edildi.

Portekiz spor gazeteleri Abola ve Record'ta yer alan yorumlarda, Porto'nun Beşiktaş maçının yanı sıra 7 Kasım'da sahasında oynayacağı Benfica maçını da düşündüğü belirtildi. Portekiz liginde 9. hafta geride kaldığında Porto 25 puanla lider, Benfica da 18 puanla 2. sırada bulunurken, iki kulübün ezeli rekabetinin Beşiktaş maçının üzerine çıktığı savunuluyor. Şampiyonluk yarışında ciddi bir avantajı olan Porto'nun sahasındaki maçta Benfica'yı yenerek puan farkını 10'a çıkarmak istediği ifade ediliyor. Porto'nun Beşiktaş maçından sadece 2 gün sonra Benfica maçına çıkacağı hatırlatılırken, bu yüzden Boas'ın kafasında Beşiktaş maçı için farklı bir 11 olduğu öne sürülüyor.

Porto'da kart cezalısı olan Maicon ve Fernando'nun yerine büyük olasılıkla De Sousa ve Otamendi'nin oynatılması beklenirken, teknik direktör Boas'ın Beşiktaş karşısındaki sürprizinin sol defans oyuncusu Emidio Rafael olacağı yazıldı.

Abola gazetesi, her şeye rağmen teknik direktör Boas'ın takımın temel taşlarını bozmayacağını, ama Beşiktaş maçında başka sürprizlerin de olabileceğini kaydetti. ''Porto'nun, Beşiktaş karşısına daha kısıtlı bir kadroyla çıkacağı'' yorumlarına katılmayan Portekizli teknik adam ise basına açıklamasında, ''Bu kadro her türlü duruma cevap verecek düzeyde ve çok büyük değere sahip'' dedi.


Kaynak:Habertürk

Neslihan kızı için alışverişte!

Neslihan Darnel yaptığı açıklamada, Japonya'ya daha önce de geldiğini belirterek, ''Artık tanıyoruz bu ülkeyi. Metroyla gidip geliyoruz. Her şeyi öğrendik'' dedi.

Japonya'nın ilginç bir ülke olduğunu ifade eden Darnel, ''Her şeyden biraz var ama hiç bir zaman kendi kültülerini de bırakmıyorlar. İnsanları çok saygılı'' diye konuştu.

İlk boş zamanında kızına alışveriş yapmak için dışarı çıktığını anlatan Darnel, şöyle devam etti:

''En sevdiği kahraman Miki Mouse. Kızımdan ayrıyken onu çok özlüyorum ama çok aklıma getirmemeye çalışıyorum. Telefonda sesini duyunca bir nebze tatmin oluyorum.''

Kızının her şeyin bilincinde olduğunu anlatan Darnel, ''Evde smaç bile vurabiliyor. Bazen ben evde çok oturunca, bana 'hadi sen maça git' diyor ama izlemeye gelince sıkılıyor tabi.''

Darnel ayrıca maça çıkmadan önce mutlaka kızıyla telefonda konuştuğunu söyledi.

Şampiyonanın ilk 3 gününü de değerlendiren Darnel, şöyle konuştu:
''İyi bir başlangıç yaptık. 2. gün Rusya maçında biraz aksadık ama Rusya gerçekten çok iyi oynadı. Dominik Cumhuriyeti maçını çok rahat alırken bir anda bir şeyler oldu, biz de anlamadık ve 3-2'ye uzadı. Bu maçı kazanarak hayallerimizi kurtardık. Yolumuza devam edebilmemiz için büyük bir adım.''

Yarın yapacakları Kanada maçını kazanacaklarını düşündüğünü belirten Darnel, sözlerini şöyle tamamladı:
''Kanada turnuvanın en zayıf gözüken takımı. Güney Kore çok saygı duyulması gereken bir ekip. Son Asya şampiyonu ve Japonya ile Çin'i bir çok kere devirmiş bir takım. Biz de çok önem veriyoruz o maça. Eğer alırsak gruptan 2. çıkıp çok iyi bir averaj ve puan tablosuyla 2. tura gitmiş olacağız. Bu nedenle çok önemli. Bizim için 2. tur Güney Kore maçıyla başlıyor gibi.''


Kaynak:Habertürk

Şok üstüne şok!

HTSPOR


Hatırlanacağı gibi Sarı-Lacivertliler’de sakatlıkları bulunan Mamadou Niang ve İssiar Dia, Bursaspor ile oynanan zorlu maçta takımdaki yerlerini alamamışlardı.

Senegalli yıldızların tedavileri yoğun bir şekilde sürerken kulüp doktorları da adeta seferberlik ilan etmiş durumda. İlk etapta Niang’ın Eskişehirspor maçına yetişmesinin çok zor olduğunu açıklayan sağlık heyetinden Dia ile ilgili de iyi haber gelmedi. Kasığında yırtık bulunan yıldız futbolcunun hafta sonu oynanacak olan Eskişehirspor maçına yetişmesi zor gözüküyor. İğne tedavisi olan Dia’nın bugün kontrolleri yapılacak ve son durumu ortaya çıkacak. Ancak gelen haberler Dia’nın oynama şansının bir diğer sakat futbolcu Niang’tan daha düşük olduğu yönünde...


Kaynak:Habertürk